26 Ekim 2011

"İçin öyle sıkılır.. Kimse bilmez, neyin var.. sen bile.."

Sadece şu şarkıyı dinlemeye başlarsam bile oturup ağlayabilrim, hiç sebepsiz..

Depresif triplere girip, insanlara kendimi acındırmaktan hoşlanmam hiç aslında.. Yapanları da samimiyetsiz bulurum, yalan değil..

Ama susarsam patlıycam sanki..
Hoş anlatıcak çok da birşey yok ya...
Ve en büyük mesele, bu değil mi aslında...

Yalan değil.. Çokca şeye sahibim isteyebileceğim.. Mutlu olmaya sebebim çok mutsuzluktansa.. Huzur kapımda daima.. Hele de ortalık bunca karışıkken, nice acılar peydah olmuşken memlekette; şikayet etmeye hakkım yok halime...

Lakin, sebepsiz bir sıkıntı var içimde.. Öyle bir sıkıntı ki; oturduğum yerde tutmasam akar gider gözyaşlarım.. Ya da nefes bile almak istemez canım..
Bu aralar. özellikle yaşlılık hissimle arkadaşım..

Dahası, ne yaparsam mutlu olurum, onu da bilmiyorum.. 2 gündür İstiklal'deyim.. Yalnız da değilim üstelik..Sohbet muhabbet güzel.. Sonra tatlılar kahveler..
Ama yok..O an mutluyum.. Ama bir an sustuğunda herkes.. İçime döndüğümde bir an.. İşte o zaman gene...

14 Ekim 2011

Bir BEN var benden içeri- Hiç Susmayan bir ben-




Bugün anneme ' benim ergenliğimde birşey görmediniz ama bununkinde yanıcaksınız..' dedim kardeşim için...
'Seni gördük mü ki ergenliğini görelim..' dedi...


Haklı.. Ortaokulda dershanede okul ve buz pateni üçgeninde döndümdurdum.. Okuldakilerle savaşımın çok küçük bir kısmı yansıdı onlara.. Üstümdeki tüm ağırlığı buza bırakırdım haftada iki gün..kondüsyonlarda hayatla savaşırcasına koşardım ..


Lisede ise kaçtım.. Çok uzağa değil ama kendi hayatımı kurabilecek, gücümü hissedebilecek kadar kaçtım.. Yaptığım ya da yapacağım herşeyden haberleri oldu ama kendi kararlarımı kendim verdim hep..'gerçek Ben'i hiç göstermedim onlara.. Acıdan kıvranan beni görmediler mesela ya da gözlerimin parladığı, yüzümden gülümsenin eksik olmadığı mutlu cocuk hallerimi.. Liseli aptal aşkımı.. kavgalarımın bende yarattığı kırgınlıkları hiç bilmediler.. sadece onlar değil gerçi, çogu insan da görmedi bunları..



Zaten biraz da o yüzden.. bu yalnızlık savaşımdan, hayata bakış açımdan bugün bol keseden arkadaşım olmayışı..



Üniversite de bitmek üzere şimdi.. Kimse bu saatten sonra toplanıp eve dönmemi beklemiyor mesela.. Başı sıkıştığında arayan bir çocuk yok.. Hiç olmadı.. Kimse hala tam olarak ne yaptığımı bilmiyor.. Büyüyünce ne olucağmı da.. Sadece bitip tükenmeyen temenniler, gönle göre istekler var o kadar.. Umursamıyor değiller yanlış anlaşılmasın..

Bir çok şeyi hala 'benden daha çok ' istiyorlar..

Hala, İdil bunu yaptı, yapıyor, yapıcak.. demek istiyorlar...

Hala, belki de hala, çoğunlukla bundan kaçtığımı anlamıyorlar..


Herşeye rağmen yaptığım hiçbirşeyden pişman değilim ben.. Seçimlerimden.. Savaşlarımdan.. Sonuçlarından...


Ve tüm bu zaman içerisinde, harika bir hayat arkadaşıyla mükafatlandırıldığımdan, en doğru seçimi yaptığımı her defasında söylemekten vazgeçemiyorum..