
Bugün anneme ' benim ergenliğimde birşey görmediniz ama bununkinde yanıcaksınız..' dedim kardeşim için...
'Seni gördük mü ki ergenliğini görelim..' dedi...
Haklı.. Ortaokulda dershanede okul ve buz pateni üçgeninde döndümdurdum.. Okuldakilerle savaşımın çok küçük bir kısmı yansıdı onlara.. Üstümdeki tüm ağırlığı buza bırakırdım haftada iki gün..kondüsyonlarda hayatla savaşırcasına koşardım ..
Lisede ise kaçtım.. Çok uzağa değil ama kendi hayatımı kurabilecek, gücümü hissedebilecek kadar kaçtım.. Yaptığım ya da yapacağım herşeyden haberleri oldu ama kendi kararlarımı kendim verdim hep..'gerçek Ben'i hiç göstermedim onlara.. Acıdan kıvranan beni görmediler mesela ya da gözlerimin parladığı, yüzümden gülümsenin eksik olmadığı mutlu cocuk hallerimi.. Liseli aptal aşkımı.. kavgalarımın bende yarattığı kırgınlıkları hiç bilmediler.. sadece onlar değil gerçi, çogu insan da görmedi bunları..
Zaten biraz da o yüzden.. bu yalnızlık savaşımdan, hayata bakış açımdan bugün bol keseden arkadaşım olmayışı..
Üniversite de bitmek üzere şimdi.. Kimse bu saatten sonra toplanıp eve dönmemi beklemiyor mesela.. Başı sıkıştığında arayan bir çocuk yok.. Hiç olmadı.. Kimse hala tam olarak ne yaptığımı bilmiyor.. Büyüyünce ne olucağmı da.. Sadece bitip tükenmeyen temenniler, gönle göre istekler var o kadar.. Umursamıyor değiller yanlış anlaşılmasın..
Bir çok şeyi hala 'benden daha çok ' istiyorlar..
Hala, İdil bunu yaptı, yapıyor, yapıcak.. demek istiyorlar...
Hala, belki de hala, çoğunlukla bundan kaçtığımı anlamıyorlar..
Herşeye rağmen yaptığım hiçbirşeyden pişman değilim ben.. Seçimlerimden.. Savaşlarımdan.. Sonuçlarından...
Ve tüm bu zaman içerisinde, harika bir hayat arkadaşıyla mükafatlandırıldığımdan, en doğru seçimi yaptığımı her defasında söylemekten vazgeçemiyorum..