Kafam öyle uçmuş ki son zamnlarda bugün mevsimin döndüğünü.. bu sabah yeni yılıma yeni bir hayata gözlerimi açtığmı bile farketmemişim dışardaki yağmura, soğuğa rağmen..
Şimdi işte asıl bahar.. İşte şimdi çiçek açma zamanım yağmurla..
Geldi nihayet.. Hoş geldi hayatıma:)
Bazen sonsuza uçup gider kelimeler.. Bulamazsın.. Aklından aynı anda onlarca düşünce geçer.. Tutamazsın.. Ve duramazsın da yerinde.. Aklından geçenler binip birkaç kelimenin üstüne ucup gitmedikçe dilinden, tıkanır boğazına.. Rahat bir nefes alamazsın..
yağmur etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
yağmur etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
2 Eylül 2010
6 Ağustos 2010
SeFiL Mekana Son Yolculuk
Ve Tt giriş yaptı SeFiL şehrine.. Bu defa yalnız değil, zamanında okulun kapısındaki bankta kıvrılıp sabahın kör saatinde yolunu gözleyen Rdyle birlikte..El ele..
Hiç paylaşmamıştık bu yolculuğu biz.. Hiç o şehre birlikte gitmemiştik.. Ya kalan olmuştuk arkada el sallayan ya da çaresiz gitmek zorunda olan..
Nasıl geçtiğini anlamadan geldi şehre ayak basma vakti.. Aylar geçmişti son gelişimin üstünden.. O son defadan sonra daha bi huzurlu daha bi gururluydum şimdi.. Sevdiğimin.. O şehirde kazandığım en güzel şeyin elini sıkıca tutarak baktım etrafıma..
Heey! BİZ geldik!!
Güzel bir kahvaltı yaptık önce afiyetle.. Yıllarca kapısından -sadece- geçtiğim nezih bir yerde.. Devam ettik sonra yolumuza..
Yürüdük..
Yürüdük...
Birbirimizle az daha görüşebilmek için özenle kaçırdığımız ve her kaçanı saymayı kendimize eğlence edindiğimiz münübüsler geçti yanımızdan... Gülümsedik.. Bu kez mesafeler koyamazlardı aramıza..
Yürüdük anılarımızla..
İlk durak,o şehirde hala saygı duyup deger verdiğim nadir bi mekan olan dershanemdi... Geçen defasında olduğu gibi gene içim kıpır kıpır heyecanla, biraz da çekingenlikle girdim içeri.. Hemen kapının kenarındaki rahat koltuklarda kuruculardan biri ile Rdmin çok değer verdiği,benim son gelişimde ancak ayak üstü tanışabildiğim hocası oturuyorlardı.. Gözlerim elbetteki Buran Babayı arıyordu.. Sordum hemen dersteymiş.. Bekledik biz de o arada sohbet ettik baya Rdmin hocasıyla:)
Bir ara yukarı çıktım.. Sesi yayılıyordu boş koridorda.. Organik kimya anlatıyordu.. Derse giresim geldi ama bölmek istemedim... Ama otursam koridora dinlerdim onu saatlerce..
Hayatımda onun gibi ders anlatan adam hiç görmedim ben.. Anlatır anlatır.. Ne yazmaktan usanır aynı şeyleri ne de anlatmaktan.. Sonra aklına bişiyler gelir anlatır.. En sevdiğim kısmı hep hayata dair konuştuklarıdır..
Uzunca bir süre bekledik aşşağda.. Ve nihayet duyuldu sesi merdivenlerde..
Bir saat oturup bekledikten sonra beş dakika suratını görüp o beş dakikada beş kere kucaklaştığım adam.. Gördüğüm en harika öğretmensin!! Sen de benim için parmakla sayılacak insanlardan birisin..
Yüzümüzde kocaman bir gülümsemeyle çıkarken içerden.. Gökyüzü.. Bir anda bıraktı üstümüze gözyaşlarını.. Bu defa mutlulukla ıslattı bizi..O şehir.. Artık affetmişti beni.. BİZi.. Açtım kollarımı sevinçle.. O şehirde Rdmle ıslanmak kadar güzel başka birşey hiç olmadı.. Hele de o yolda... İlk defa buluştuğumuz, ilk defa sarıldığımız, bir dönem her cuma yakalanma korkusuna inat el ele, yağmur eşliğinde münübüs saymaya gittiğimiz,bir dönemse yalnızca yüreğime damlayan gözyaşlarıyla başbaşa yürüdüğüm SeFiL yuRda giden yolda..
Bir sonraki durak SeFiL yuRdtu işte..
Herşeyin başlangıç noktası..

Amaç kimseyi görmek değildi bu defa..
O binada saygıyı hakeden biri varsa onlar da herşeyimize şahit duvarlardır..
Girdik içeri sessizce.. Sanki yağmurdan kaçmış bir çift gibi, sırılsıklam..
Derin bi nefes çektim içime.. Kokusu.. Değişmişti.. Eskisi gibi değildi... Taşınan eşyalar sıralar dolaplar.. Sanki alıp götürmüştü tüm kokuyu.. Geriye yalnızca duvarlar kalmıştı anılarımızı yaşatan.. Birbirimizi gelişini gözlediğimiz merdivenler.. Ve dünyayı seyrettiğimiz o boyumuzu aşan pencere...

O pencerede beklerdim bazen gelişini.. Bazen de ayaklarını sürüye sürüye gidişini seyrederdim.. Olmadığın gecelerde, akşam etütlerinde kaçardım yine o pencereye.. Hele de hüzünlendiğimde.. Gözlerim dolardı da gökyüzü ağlardı benim yerime..
Kimselere görünmeden dolandık içerde.. Hala,kaçamaktı o koridorda adımlarımız.. Son bir kez baktık o pencereden ıslak şehre.. son bir kez yürüdük o uzuun koridorda.. Kapıları arkasında saklandığımız sınıflar boştu şimdi.. Projeksyon aleti toplamaya girdiğimiz laboratuvar da öyle.. Satranç taşlarına bile anılar sakladığımız masalar yoktu şimdi..
Üst kata çıktık sonra.. Hem bulduğumuz.. hem de kaybolduğumuz yerdi ora.. Bütün günü rehberlik odasında başbaşa geçirdiğimiz, bir gece herkes bizi arar da bulamazken, bizim sesleri duymamıza rağmen küçücük bir pencereden ayı seyretmeye devam ettiğimiz, sonra da hiçbirşey olmamış gibi aralarına karıştığımız günlerimiz yaşıyordu o koridorda.. Ve yalnızlığımız onca güzel anının yanında..
Biz çoktan gittik de şimdi sen de toplanmış gidiyorsun ya SeFiL yuRd.. Yarım kalan anılarımızı tamamlamaya, bıraktığımız acılarımızın üstüne yeniden mutluluğumuzu saçmaya geldik..
Göz yaşlarımızı da mutluluğumuzu da geceleriyle paylaştığımız yatağımızda, odalarımızda şimdi kimbilir kimler kalacak...
Artık başka insanların adı yazıcak duvarlarında..Pencerenin adı bile farklı olacak..
Adının gittiği yerde ise BİZ olmayacağız.. O duvarlar bizi hiç tanımayacak.. Belki, sen de SeFiL olmayacaksın artık.. Gerçek adın unutulacak..

Ağır adımlarla, uzaklaştık ordan O'na veda ettikten sonra.. Birlikte nerdeyse hiç yürümediğimiz yoldan döndük bu defa geriye, ellerimizi hiç bırakmadan.. Kocaman bir gülümseme yüzümüzde..
Ve bir bir sildik o yollardaki anılarımızı.. Yerine BiZ'i.. Mutlu.. Huzurlu BiZ'i çizdik...!
Hiç paylaşmamıştık bu yolculuğu biz.. Hiç o şehre birlikte gitmemiştik.. Ya kalan olmuştuk arkada el sallayan ya da çaresiz gitmek zorunda olan..
Nasıl geçtiğini anlamadan geldi şehre ayak basma vakti.. Aylar geçmişti son gelişimin üstünden.. O son defadan sonra daha bi huzurlu daha bi gururluydum şimdi.. Sevdiğimin.. O şehirde kazandığım en güzel şeyin elini sıkıca tutarak baktım etrafıma..
Heey! BİZ geldik!!
Güzel bir kahvaltı yaptık önce afiyetle.. Yıllarca kapısından -sadece- geçtiğim nezih bir yerde.. Devam ettik sonra yolumuza..
Yürüdük..
Yürüdük...
Birbirimizle az daha görüşebilmek için özenle kaçırdığımız ve her kaçanı saymayı kendimize eğlence edindiğimiz münübüsler geçti yanımızdan... Gülümsedik.. Bu kez mesafeler koyamazlardı aramıza..
Yürüdük anılarımızla..
İlk durak,o şehirde hala saygı duyup deger verdiğim nadir bi mekan olan dershanemdi... Geçen defasında olduğu gibi gene içim kıpır kıpır heyecanla, biraz da çekingenlikle girdim içeri.. Hemen kapının kenarındaki rahat koltuklarda kuruculardan biri ile Rdmin çok değer verdiği,benim son gelişimde ancak ayak üstü tanışabildiğim hocası oturuyorlardı.. Gözlerim elbetteki Buran Babayı arıyordu.. Sordum hemen dersteymiş.. Bekledik biz de o arada sohbet ettik baya Rdmin hocasıyla:)
Bir ara yukarı çıktım.. Sesi yayılıyordu boş koridorda.. Organik kimya anlatıyordu.. Derse giresim geldi ama bölmek istemedim... Ama otursam koridora dinlerdim onu saatlerce..
Hayatımda onun gibi ders anlatan adam hiç görmedim ben.. Anlatır anlatır.. Ne yazmaktan usanır aynı şeyleri ne de anlatmaktan.. Sonra aklına bişiyler gelir anlatır.. En sevdiğim kısmı hep hayata dair konuştuklarıdır..
Uzunca bir süre bekledik aşşağda.. Ve nihayet duyuldu sesi merdivenlerde..
Bir saat oturup bekledikten sonra beş dakika suratını görüp o beş dakikada beş kere kucaklaştığım adam.. Gördüğüm en harika öğretmensin!! Sen de benim için parmakla sayılacak insanlardan birisin..
Yüzümüzde kocaman bir gülümsemeyle çıkarken içerden.. Gökyüzü.. Bir anda bıraktı üstümüze gözyaşlarını.. Bu defa mutlulukla ıslattı bizi..O şehir.. Artık affetmişti beni.. BİZi.. Açtım kollarımı sevinçle.. O şehirde Rdmle ıslanmak kadar güzel başka birşey hiç olmadı.. Hele de o yolda... İlk defa buluştuğumuz, ilk defa sarıldığımız, bir dönem her cuma yakalanma korkusuna inat el ele, yağmur eşliğinde münübüs saymaya gittiğimiz,bir dönemse yalnızca yüreğime damlayan gözyaşlarıyla başbaşa yürüdüğüm SeFiL yuRda giden yolda..
Bir sonraki durak SeFiL yuRdtu işte..
Herşeyin başlangıç noktası..
Amaç kimseyi görmek değildi bu defa..
O binada saygıyı hakeden biri varsa onlar da herşeyimize şahit duvarlardır..
Girdik içeri sessizce.. Sanki yağmurdan kaçmış bir çift gibi, sırılsıklam..
Derin bi nefes çektim içime.. Kokusu.. Değişmişti.. Eskisi gibi değildi... Taşınan eşyalar sıralar dolaplar.. Sanki alıp götürmüştü tüm kokuyu.. Geriye yalnızca duvarlar kalmıştı anılarımızı yaşatan.. Birbirimizi gelişini gözlediğimiz merdivenler.. Ve dünyayı seyrettiğimiz o boyumuzu aşan pencere...

O pencerede beklerdim bazen gelişini.. Bazen de ayaklarını sürüye sürüye gidişini seyrederdim.. Olmadığın gecelerde, akşam etütlerinde kaçardım yine o pencereye.. Hele de hüzünlendiğimde.. Gözlerim dolardı da gökyüzü ağlardı benim yerime..Kimselere görünmeden dolandık içerde.. Hala,kaçamaktı o koridorda adımlarımız.. Son bir kez baktık o pencereden ıslak şehre.. son bir kez yürüdük o uzuun koridorda.. Kapıları arkasında saklandığımız sınıflar boştu şimdi.. Projeksyon aleti toplamaya girdiğimiz laboratuvar da öyle.. Satranç taşlarına bile anılar sakladığımız masalar yoktu şimdi..
Üst kata çıktık sonra.. Hem bulduğumuz.. hem de kaybolduğumuz yerdi ora.. Bütün günü rehberlik odasında başbaşa geçirdiğimiz, bir gece herkes bizi arar da bulamazken, bizim sesleri duymamıza rağmen küçücük bir pencereden ayı seyretmeye devam ettiğimiz, sonra da hiçbirşey olmamış gibi aralarına karıştığımız günlerimiz yaşıyordu o koridorda.. Ve yalnızlığımız onca güzel anının yanında..
Biz çoktan gittik de şimdi sen de toplanmış gidiyorsun ya SeFiL yuRd.. Yarım kalan anılarımızı tamamlamaya, bıraktığımız acılarımızın üstüne yeniden mutluluğumuzu saçmaya geldik..
Göz yaşlarımızı da mutluluğumuzu da geceleriyle paylaştığımız yatağımızda, odalarımızda şimdi kimbilir kimler kalacak...
Artık başka insanların adı yazıcak duvarlarında..Pencerenin adı bile farklı olacak..
Adının gittiği yerde ise BİZ olmayacağız.. O duvarlar bizi hiç tanımayacak.. Belki, sen de SeFiL olmayacaksın artık.. Gerçek adın unutulacak..

Ağır adımlarla, uzaklaştık ordan O'na veda ettikten sonra.. Birlikte nerdeyse hiç yürümediğimiz yoldan döndük bu defa geriye, ellerimizi hiç bırakmadan.. Kocaman bir gülümseme yüzümüzde..
Ve bir bir sildik o yollardaki anılarımızı.. Yerine BiZ'i.. Mutlu.. Huzurlu BiZ'i çizdik...!
05.08.2010
mevzubahs
elveda,
mutTlu Tt muTtlu Rd =),
o şehir,
yağmur
27 Temmuz 2010
37.Gün: :) RtdT (:
Sen geldin ya şehrime bugün.. Bereket yağıyor rahmet yağıyor gökten.. Seninle kalbimi bu yağmurlarla bir edene binlerce şükürler...

Elini ilk defa tuttuğum günün sonunda olduğu gibi...
En sıkıntılı zamanlarımızda, bahçe kapısının kenarında çaresizlikten ağladığım; seninse bana hem kızıp hem de gözyaşlarımı temizlemeye çalıştığın zamandaki gibi..
Elimden tutup beni eve dönmem için bırakırken,geçen münübüsleri saydığımız cumalardaki gibi...
Birlikte ilk İstanbul turu attığımızda,aniden bastırdığı için hazırlıksız yakalanıp botlarını giymen için eve gittiğimiz cumartesi gibi...
Ve birlikte geçirdiğimiz; elimize,tenimize rahmet değen nice günlerdeki gibi bugün de....
İyi ki Varsın.. Hayatsın.. :)

Elini ilk defa tuttuğum günün sonunda olduğu gibi...
En sıkıntılı zamanlarımızda, bahçe kapısının kenarında çaresizlikten ağladığım; seninse bana hem kızıp hem de gözyaşlarımı temizlemeye çalıştığın zamandaki gibi..
Elimden tutup beni eve dönmem için bırakırken,geçen münübüsleri saydığımız cumalardaki gibi...
Birlikte ilk İstanbul turu attığımızda,aniden bastırdığı için hazırlıksız yakalanıp botlarını giymen için eve gittiğimiz cumartesi gibi...
Ve birlikte geçirdiğimiz; elimize,tenimize rahmet değen nice günlerdeki gibi bugün de....
İyi ki Varsın.. Hayatsın.. :)
28 Haziran 2010
11.Günün ilk saatlerinde: Söz verdiğim gibi.. FanTa FesTivaLi..

Reklamlarda Şebnem'in sesini her duyduğumda içimi yakıyor Fanta Festivali ..
Fanta'yı pek sevmem festivallare katılan sanatçı kitlesi de genel olarak pek tarzım değildir ama yine de gider(D)im kimlerin geldiğiyle pek ilgilenmeden..Ayrı bir yeri vardır bende, dile kolay bu yıl 9.su düzenleniyor ve ben 7 yıl boyunca kutu kutu fanta içip -içirip- gittim o festivale..Hatta bir seferinde 10-belki de 20-kutu birden almıştık da açma halkalarını koparıp gerisini eve istiflemiştk:D
Hatta o yıldı sanırım, misafir cocuklarla falan nerdeyse bütün mahelleyi toplayıp götürmüştü babam.. Küçücük arabaya babam dahil 8kişi sığışıp gitmiştik.. Arabada yer olsa daha da kalabalık olabirldik.. Ölümüne yağmur bastırmıştı konserde de babam arabanın güneşliklerini getirmişti kafamıza tutalım diye.. Almamıştım.. Candan Erçetin vardı o sene sahnede, önümdede orda olması hiç beklemediğim bir arkadaşım..Islanmıştık hep birlikte..
Aslında ilk konsere kuzenim-in ısrarıyla babam- götürmüştü.. 1 biletimiz eksiikti de 3 kişi 5 şişe fantayı bitrcez diye uğraşmıştık kapıda.. Sonunda 4 kapağı bir de şişeyi vermeyi teklif ederek girmiştik içeriye:) Sıkış tepiş bi yerde en tepeden seyretmiştik.. Sanırım o ilk gerçek konserimdi.. İlk Teomandı.. Ve son olmadı..
Ondan sonraki senelerde hep bir şekilde gittim o konserle.. Kimi zaman babam topladı bütün mahalleyi gittik kimi zaman karşı komşumuzun çocukları.. En çok da ablam vardı yanımda heralde bu evlenicek olan.. Son yıllarda-büyüyünce- babam bize katılmaktan vazgeçmiş çıkışlarda bazen erkenden bazen de tüm alan boşaldıktan sonra bizi almaya gelir olmuştu.. Bu arada İlköğretim yıllarından kalma bir avuç arkadaş grubumla da her festivalde bir araya gelir olmuştuk.. Yanımızda kim olursa olsun.. Senede birkaç defa düzenleyebildiğimiz buluşmalarımızn bir ayağıydı Fanta..
2008 yılıydı en gariplerinden biri.. Sanırım ben bozunca geleneklerden birini bütün Fanta lanetlendi.. O yıl ilk defa o kadar özgür gittim konsere..Bir o kadar da esirdim gerçekte.. Yanımdaki ne ablamdı ne de babam.. O dönemin saplantısıydı belki de yalnızca..Uğruna çok şeyden vazgeçtiğim-vazgeçirildiğim- biriydi.. O bir avuç dostum yanımdan geçti.. Ben başımı eğdim... Arkalarından bakmakla yetinebildim sadece.. Bu yanımdakinin değil benim suçumdu elbette.. Dostlarım, durumu öğrenince beni affetti ama o Saplantı, günü gelince beni hiç dinlemeden terkedip gitti.. Hiç üzülmedim..
O fesitival son Fanta Festivali oldu benim için.. Geçen yıl o gece ani bir kararla tatile gittim gene ablamlarla.. Çok üzülmedim çünkü tatil her zaman bulabildiğim bir şey değildi.. Seneye dedim.. Bu yıl da ablamın düğününden dolayı katılamıyorum festivale,sevdiklerime.. Bu yıl daha çok üzülüyorum ama, Şebnem her daim bulunabilen birşey değil çünkü..
Koskoca haziran poşete girdi sanki.. Üstelik son iki yıldır Rdmi de sokmak hevesindeyken o bir avuç arkadaş grubumun arasına, nasib olmuyor birtürlü.. Öğrendiğim günden beri o reklamlar Şebnemin sesiyle de bir araya gelip oturuyor içime.. Bi ümit konserin tarihin değişmesini umuyorum hala..
Bugün en sonunda arkadaşlarımdan birine haber verdim de gelemeyeceğimi "Olsun Tottis seneye artık" dedi.. Canım, geçen yıl da böyle söylemişti:)
Napalım artık,seneye:)
4 Şubat 2009
Vakti zamanıda SeFiL yuRdu'na ''ELVEDA'' deRken...
Beni ben yapan yerdi SeFiL yurdu.. Koskocaman bir bedendi aslında.. Cansızdı ama hep inandım ki O'nun da bir ruhu vardı..
Kollarıydı upuzun koridoru beni var gücüyle saran; parmakları karanlıktı, akşamları bu koridorda yüreğime dokunan.. En sevdiğim şey onun gözünden bakmaktı o boyumu aşan penceresinden dünyaya.. Sokak lambalarının cılız ışıklarına karışmak isterdim çoğu kez ve eşlik etmek yağmura..
Ben bu koridorun açtığı kucakla, bu şehrin yağmuruyla ıslanarak büyüdüm.. 'Yaşanacak herşey yaşandı, görülecek herşey görüldü bu dünyada' diyerek girdiğim SeFiL yurdunun bana öğrettiği en guzel şeydi aslında 'hayatın ne zaman ne getireceğinin' bilinemeyeceği..
Kaldırabileceğim tüm süprizleri denedi üzerimde.Bir baktım yanlışlar doğruldu; 'imkansız' derdim imkansızlar yok oldu..
Geleceğimin temelini attı bu şehir.. Attığım her adımda başka bir insan çıktı karşıma.. Düşündüğüyle söylediği bir olmadı kimisinin, sinsi gülüşlerin ardında yatan hisleri bildim; tek istediği TEK olmaktı hepsinin, her insanın beyninde yatan bencilliği sezdim... Yargılanmadan hüküm giyerken anladım ki; yalan olsam her kapıyı açabilirdim.. Oysa ben hep dosdoğru olmayı öğrenmiştim...
Şaşmadım yolumdan herşeye rağmen..
Sevginin gücünü yükleyip yüreğime zırh ettim sabrımı bedenime.. Ben tüm bunlara yılmayı değil de ardında yatanları anlamayı seçtim.. Tecrübe diye taktım peşime her yaşadığımı gidiyorum şimdi sıyrılarak çok kişlikli göçebe hayatımdan.. Tüm parçaları birleştirdikten sonra düştüğünü yahut uçtuğunu sanan insnların elinden tutup onlara hayatı farkettirmeyi amaç edindim..
hayat ayrıntılarda gizlidir: yaklaşık 1sene önce yazılmış bu yazı 4senemi geçirdiğim en altta silüeti belirmiş -tarafımdan resmedilmiş- yaşam alanına ithaf edilmiştir.. Bu iki insanın ve ardında bulundukları pencernin gerçekle birebir örtüştüğü resim ise yine benim kalemimden çıkmış olup Rd ile Ttnin pencere önünde geçirdikleri vakitleri anmak amacıyla yapılmıştır.
Kollarıydı upuzun koridoru beni var gücüyle saran; parmakları karanlıktı, akşamları bu koridorda yüreğime dokunan.. En sevdiğim şey onun gözünden bakmaktı o boyumu aşan penceresinden dünyaya.. Sokak lambalarının cılız ışıklarına karışmak isterdim çoğu kez ve eşlik etmek yağmura..Ben bu koridorun açtığı kucakla, bu şehrin yağmuruyla ıslanarak büyüdüm.. 'Yaşanacak herşey yaşandı, görülecek herşey görüldü bu dünyada' diyerek girdiğim SeFiL yurdunun bana öğrettiği en guzel şeydi aslında 'hayatın ne zaman ne getireceğinin' bilinemeyeceği..
Kaldırabileceğim tüm süprizleri denedi üzerimde.Bir baktım yanlışlar doğruldu; 'imkansız' derdim imkansızlar yok oldu..
Geleceğimin temelini attı bu şehir.. Attığım her adımda başka bir insan çıktı karşıma.. Düşündüğüyle söylediği bir olmadı kimisinin, sinsi gülüşlerin ardında yatan hisleri bildim; tek istediği TEK olmaktı hepsinin, her insanın beyninde yatan bencilliği sezdim... Yargılanmadan hüküm giyerken anladım ki; yalan olsam her kapıyı açabilirdim.. Oysa ben hep dosdoğru olmayı öğrenmiştim...
Şaşmadım yolumdan herşeye rağmen..
Sevginin gücünü yükleyip yüreğime zırh ettim sabrımı bedenime.. Ben tüm bunlara yılmayı değil de ardında yatanları anlamayı seçtim.. Tecrübe diye taktım peşime her yaşadığımı gidiyorum şimdi sıyrılarak çok kişlikli göçebe hayatımdan.. Tüm parçaları birleştirdikten sonra düştüğünü yahut uçtuğunu sanan insnların elinden tutup onlara hayatı farkettirmeyi amaç edindim..

hayat ayrıntılarda gizlidir: yaklaşık 1sene önce yazılmış bu yazı 4senemi geçirdiğim en altta silüeti belirmiş -tarafımdan resmedilmiş- yaşam alanına ithaf edilmiştir.. Bu iki insanın ve ardında bulundukları pencernin gerçekle birebir örtüştüğü resim ise yine benim kalemimden çıkmış olup Rd ile Ttnin pencere önünde geçirdikleri vakitleri anmak amacıyla yapılmıştır.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)