yeniden etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
yeniden etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

18 Mart 2011

Kavuşma...

Nihayet dün gece benim bloguma da uzanan eller geri çekildi.. İtiraf etmek gerekirse beklediğimden kısa sürdü bu yasak.. Ama tahmin ettiğimden daha fazla koydu bana..
Tam da ' ohh yeniden yazmaya başlayabilicem' dediğim gün geldi çünkü karşıma o ''Mahkeme kararıyla engellenmiştir!'' yazısı...

Ekim ayından bu yana geçen zor ve yoğun zamanlardan sonra son bir kaç haftadır adeta hafiflemiş olarak geziyorum etrafta.. Hazır daha sınav stresi de başlamamışken boşluğa bırakıyorum beynimi.. Geziyorum.. Dolaşıyorum... Fotoğraf çekiyorum yeniden.. Havalar da ısındı ne güzel.. Kar yok Erzurum'dan kalma anılar yok beynimde soğukla tekrar eden.. Ankara'dan kalma ayazlar yok yüzümde..
Okul var onun yerine.. Günde enfazla 2.5 saat sürebilen ve haftada 1 gün laboratuvara geldiğim sakin bir okul hayatım :) Açıköğretimim var sonra 2.Üniversite diye hevesle kaydolduğum.. Ha bir de zihin jimlastiği için başvurduğum Ales var.. Hepsinin sınavları bütün bir nisan ayını kapladığından şurda bir ay sonra da aynı hevesle kurar mıyım bu cümleleri bilmem :P

Lakin artık daha sık cümle kuracağım kesin.. Çünkü artık vakit yeniden blogumun tadını çıkarma vaktiii :))

3 Ağustos 2010

Gün 44: Ben bugün yine..

Ben bugün yine garipçe bir rüyadan uyandım.. Gözümü açtığımda karşımda çook eskilerden kalan tek arkadaşım vardı.. Tam yolculuğa çıkarken telefon gelmiş, acil bir belge teslim etmesi gerekmiş ama yola çıkması daha çok gerekmiş.. Gittim çarşiya ben teslim ettim belgesini..

Ben bugün yine çarşıya gittim, sebebi ziyaretim belli.. Tabi çıkmışken dolaşmadan edemedim.. Şuna da buna da derken kitapçıların önünde buldum kendimi.. Önce evdekileri okusam derken bir kitap takıldı gözüme..Sonra aklıma ortaokul yıllarımdan beri gittiğim kitapçım geldi.. Bu yaz hiç gitmediğimi farkederek koştum..

Ben bugün yine uzun zamandır gitmediğim kitapçıma gittim... Rafları arasında büyürken sahaf alışkanlığı kazandığım, artık 'bayadır uğramıyorsun'larla karşılandığım kitapçıma.. Neye niyet neye kısmet derler ya gözüm raftaki V.C. Andrews kitaplarına takıldı.. En son başladığım ve devamını bulmayı hiç ummadığım serinin 3. kitabı çıktı aralarından.. Benimle yaşıttı resmen kitap..Hemen kucakladım.. Kitapçımla sohbet ettik o arada.. Çatı serisinden girdik kitap fuarlarından çıktık.. Farklı isimlerle basılan aynı kitaplar, dağınık seriler, yayınevlerinin rekabeti,fuarların en karlı günü.. Kitabıma sarılıp çıktım sonra heyecanla.. Bir kaç satır da çektim içime otobüste dönerken yoluma..

Ben bugün yine ananeme gittim malum pazartesi ritüeli:) Yüzümde kocaman bir gülümsemeyle uzattım benden önce varmış olan anneme kitabı.. Şaşırdı..'Devamının baskası yok ama' demiştim çünkü 'Bir kitap böyle mi biter??' diye isyan ettiğinde.. 'Aa neler olmuş!' dedi arkasını okuyunca hemen.. O da mutlu oldu:) Bu akşam başlayan antremanım sebebiyle erken döndüm eve.. Hızla hazırlanıp koştum buz pistime...

Ben bugün yine buza girdim dışardaki kaynar sıcaktan sıyrılarak.. Yine başladı antremanlar ve ben yine garipçe haller içinde salındım buzun üstünde.. Yine özlem duydum geçmişime.. Yeni insanların gözünde belki kendini beğenmişin tekiyken birbirini tanıyan o kadar insanın yanında aslında yabancıydım... Ben zaten tribünlerde değil ama o buzun üzerinde hep yalnızdım!! Hiç estetik olmasam da belki de yalnızlığa karşı duyulan bir başkaldırıştı hep sert duruşum,dik başım! Nadir de olsa topladığım takdirlerdi en iyi arkadaşım.. Ve güzel olabilecek haberler sırada,es geçilemeyecek, Ekim sonu Cumhuriyet Kupası ve 2011 Universiad.. Bundan sonrası hakkımızda hayırlısı..

Ve ben bugün yine eve döndüm günün sonunda.. Yorgun..Düşünceli..
Ve artık yazmak istedim parmaklarımın gücü yettiğince.. Kelimelerimi özledim..Cümlelerimle ruhumun derinliklerinde gizlice değil de apaçık buluşmak istedim gözler önünde..
Ve bir günü daha bitirdim uykumun ziyaretiyle.. Uykusuz gecelerde yeniden görüşmek üzere...

13 Haziran 2010

SeNkronIce




Bir senkronize macerasına daha kapanış gösterisiyle süresiz ara vermiş bulunmaktayım.. Bundan sonrası belirsiz yine.. Apaçık belli olan şeyse 'vazgeçemeyeceğim' işte..

Onca şey saydım aylardır burda.. İsyanlar... Özlemler.. Sorumsuzluklar.. Ama o an.. Bir avuç alkışla buza çıktığım ilk anda siliniverdi herşey.. Bu duyguyu özlediğimi farkettim... Başım dik.. Yüzümde kocaman bir gülümseme.. Eskisi gibi... Bir kez daha oraya aittim.. Buzdan sahneye..

Başlanngıçta olan ufak tefek aksaklıkları, el-ayak titremelerini gösteriden bi kaç saat önce karar verdiğimiz ısınma turu kurtardı.. Müzikle birlikte esas şov başladığında ise herkes elinden gelenin en iyisini yaptı.. Mükemmel değildi.. Ama 9 kişilik bir gösteri grubunun 1-2 aylık çalişmasından da daha fazlası beklenemezdi..Öyleki daha sabahki provada sürekli bağırıp çağıran ben gösteride "iyi gidiyorsunuz.. çok iyi.." demekten de kendimi alamayandım..


Tüm bunların yanında bir gözüm de trübündeydi aslında.. Çok insanlar oturdu o trübünlerde.. Ailem demirbaştı hep.. Arkadaşarım,dostlarım olurdu sonra.. Bu defa inanmadığım kimseyi çağırmadım nerdeyse..Aile içinde sade bir tören gibiydi.. En güzeliyse,beni buz üzerinde ilk defa gören değerli insanlar da karıştı ailemin içine..

Benimleydi.. 6yıldır nerdeyse her halimi görmüş olan Rd'm ilk defa gördü beni buzdan sahnemde.. Evimde... Onun içindi bu kez gülen yüzüm.. Mutluluğum.. O'nun içindi bu kez buzda attığım her adım..Gururlu duruşum..
Ve O, gurulu bakışlarıyla bir kez daha...
"Bir bir sildi o yollardaki anılarımı farkında olmadan.. yerine kendini çizdi.."

İyiki vardı..
İyiki vardık hep birlikte...
İyiki çıktım birkez daha o sahneye..






3 Nisan 2010

karmaşık mışık

içime sıkışan şeyler var yazmak istiyordum ama toparlayamadım cümlelerimi...

Yazsam rahatlıycam ama beceremedm bir türlü..

Göçebeliğimin bedelleri..
Buz pateni... O Saha.. O ruh..
Geçmişteki onca şey.. Onca anı..
Kulağımda bir bir yankılanan sesler.. Tekerrürler..
Boş trübünlerde gördüğüm, kafamdaki onlarca insan.. Sevdiklerim.. nefretlerim.. rakiplerim.. dostlarım.. Karşilarında tüm benliğimden sıyrıldığım..
Bugün artık dönüşlerimde, kendi mekanımda bir yabancı gibi dolaştığım..

Öylece acaip bişe işte..

Konuşmak da faydasız biliorum konuşmaya başladıkça daha derine dalıyorum.. çıkamıyorum.. susamıyorum..
İyisi mi hazır saklanmışken kelimelerim tutayım çenemi...

30 Aralık 2009

:)

Tembellikten yorulmuş artık bedenim... İçim geçmiş yıllarla birlikte...
Şimdi eski heycanları yenileriyle birleştirmek niyetinde... İhmal Ettiğim bloguma bile..
Dönüşümm muhteşem olur muuu acaBA??

24 Eylül 2009

bir kez daha...

Nasi geçtiğni anlamadığım uzun bi aradan sonra yeniden yazmaya karar verdim..
Aslında artık hiç yazmama kararı almış da değildim... üşenmekle başladı önce uzaklaşmam blog dünyasından sonrası vakitsizlikle geldi.. çok da yoğun olduğumdan da değil hoş.. Kışı okulla geçirdim zaten eve sık dönmeyince bilgisayara da yazmaya da uzak kaldım.. Yazınsa bilgisayarı yalnbızca oyun oynamak için açtım:D
Bir dönem zaten pek de takip edilmediğimi düşündüğüm için yazmamak da bi sakınca görmedim.. Arkasında kimse olmadığını sanıp çekip giden insanlar gibi..

Bir de acı cekmeden için daralmadan yazmak pek zormuş bir kez daha anladm.... harika bir sene geçirdim ve yaşadığım mutululuğu huzuru anlatsam sanki tüm büyüsü kaçicakmış gibi susmayı seçtim..

Ama özledim... okumayı.. başka hayatlara ortak olmayı.. paylaşmayı.. yazmayı... anlatmayı..
İste bu yüzden elime geçen güzel imkanların da sayesinden artık daha sık yazmaya karar verdim..

Şimdilik kısa kesiyim.. Belki anlatıcak şey çok ama kelimelerim körelmiş biraz önce bilemek gerek..