Oyun Atölyesi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Oyun Atölyesi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

26 Nisan 2011

Oyun Atölyesi'nde bir Pazar DahA :)



William Shakespeare'in oyunlarından ve sonelerinden oluşturulmuş harika bir kolaj, mükemmel bir müzikal.. 7 çağda insan hayatını anlatıyor..
Ve özünde şöyle diyor:
''Bütün dünya bir sahnedir.. Ve kadın erkek ancak birer oyuncu..
Sırası gelen girer.. ..''

Üstüne yorum yapmaya dilim varmıyor şimdi.. Haluk Bilginer var işin ucunda.. O ses.. Perde açıldığı andan alkışlamaktan ellerinizin acıdığı ana kadar sahneden hiç inmeyen ve 2 saat boyunca durmadan, her telden şarkılar söyleyip bebeklikten ölüme kadar her çağı başarıyla canlandıran harika bir adam.. Ve O'na soytarılıklarıyla eşlik eden; danslarıyla, şarkılarıyla ve tavırlarıyla insanı adeta mest eden, kimi zaman soytarılıklarından kendimi bulduğum 4 kadın..
Şaşırmamak.. Hayran kalmamak elde değil..

Oyun Atölyesi, bu ay içinde yaptığım iki harika ziyarette, bende 'daha önce hiç tiyatro izlememişim' izlenimi yarattı doğrusu..
Darısı o hissi yaşamamışların başına.. :)

5 Nisan 2011

Bir pazar günü Macbeth oldum ben.. Belki de bir cadı..


Macbeth seyrettim bu pazar.. Oyun Atölyesi’nde ilk tiyatro deneyimimdi.. Oyun bitip salonu bırak sokağa adım atıp yüzüme biraz yağmur serpilene kadar atlatamadım ilk şoku..'Ne yaptık biz?? Oyun muydu yoksa gerçek mi..?'

Şimdi seyrettim diyemiyorum aslında.. ‘Yaşadım’ adeta.. Sanki bir ömür ortak olmuştum Macbeth’in hayatına..

Cadılar davullarını kulağımı patlatırcasına çaldı.. Göz göze geldik.. İçlerindeki öfkeyi gördüm.. Macbeth kılıcını savurdu,gırtlağıma doğru kanlı elleriyle.. Korkuyordu aslında o da.. Sonra korkunun tadını unuttuk birlikte, o vahşetin içinde.. Lady Macbeth'i gördüm sonra.. İhtiras dolu haykırışları ürküttü beni.. Akıttığı gözyaşları acıttı.. Ölüm çığlıkları.. Baykuş ıslıkları.. Hepsi gerçekti aslında.. Yahut hayat kötü bir kopyaydı Shakespeare’in yazdıklarının yanında…