Bazen sonsuza uçup gider kelimeler.. Bulamazsın.. Aklından aynı anda onlarca düşünce geçer.. Tutamazsın.. Ve duramazsın da yerinde.. Aklından geçenler binip birkaç kelimenin üstüne ucup gitmedikçe dilinden, tıkanır boğazına.. Rahat bir nefes alamazsın..
isyan etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
isyan etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
14 Nisan 2011
17 Ekim 2010
To be a Girl
Bazen öyle sivri hissediyorum ki kendimi insanlar arasında, anormal olan ben miyim sorguları dönüyor başımda sonra..
Hele ki kız olmak çoğu zaman, benim gibi olmayan insanların yanında onlar gibi kız olmamak ya da..
Hayır hayatımda harika bir adam olması değil, herkes kapının önünde karşı odaya gelenlerle bağlantılarını kuvvetlendirmeye çalışırken benim içerde oturmama sebep..
Anlamsız geliyor bana yalnızca.. Çocukça hareketler, abartmalar, gülüşmeler.. Oysa karşı taraf bizimkilerden daha çok eğlendi eminim.. "Nasıl da kafaladık olum hemen!"
Farklı bir şey, bir hareket, bir söz duymuyorum her iki taraftan da.. Hazırda kurulmuş cümleler, önceden kaydedilmiş gülücükler..
Sanırım en zor yanı bu kız kıza kalmanın.. Başkaları buna eğlence der.. Başkaları macera.. Bense gereksiz derim.. Çok gereksiz esasında...
Hele ki kız olmak çoğu zaman, benim gibi olmayan insanların yanında onlar gibi kız olmamak ya da..
Hayır hayatımda harika bir adam olması değil, herkes kapının önünde karşı odaya gelenlerle bağlantılarını kuvvetlendirmeye çalışırken benim içerde oturmama sebep..
Anlamsız geliyor bana yalnızca.. Çocukça hareketler, abartmalar, gülüşmeler.. Oysa karşı taraf bizimkilerden daha çok eğlendi eminim.. "Nasıl da kafaladık olum hemen!"
Farklı bir şey, bir hareket, bir söz duymuyorum her iki taraftan da.. Hazırda kurulmuş cümleler, önceden kaydedilmiş gülücükler..
Sanırım en zor yanı bu kız kıza kalmanın.. Başkaları buna eğlence der.. Başkaları macera.. Bense gereksiz derim.. Çok gereksiz esasında...
29 Mayıs 2010
öyle böyle vay halime..

Bu aralar pek bir dolu içim.. Sanki başka alemin insanıymışım gibi.. daimi bir yorgunluk bir tembellik.. Finaller bir yandan.. ev biryandan.. buz ise öteki yandan...
Güzel gidiyo diyorum, batıyo.. Tam bitiyo diyorum,yeniden başlıyo.. İçinden çıkamadığım haller içindeyim..
Misal, blog sayfam..
"Yazılar çok küçük, zor okunuyor" gibi bir iki küçük eleştiri alınca e birde o klasik şeyden sıkınca temamı değiştirmeye karar verdim.. Bir iki aradım taradım.. Bunu buldum... Renkleri sevdim tipini sevdim bir o üstteki kızın tipi rahatsız etti beni daha orjinal bişeyler olsun özenti gençlik gibi duruyo böyle dedim ama resmin yerine uygun boyutta birşey yerleştiremedm.. Sinir oldum.. Şimdi de hiç içime sinmiyo tema baştan aşşağa.. Neden bilmem.. Belki de çıkıp da kimse "Çok güzel olmuş, daha iyi olmuş ya da bişeye benzememiş" gibi şeyler söylemediği içindir.. Sanırım gene değiştiricem tipini ama anca tatilde artık.. Hep bi değişiklik bi yenilik yapasım var şu blogda ama olmuyo bir türlü aynı kendimde beceremediğim gibi onu da toparlayamıyorum bir türlü...
Misal, finallerim..
2 sınav geçti biri kendi isteğimle büte bıraktım bile.. Diğerini de "hoca karılar" bırakacak muhtemelen.. Düşünüyorum.. Çaliştim tamam haftalarca değil belki, günü gününe değil hiç bir zaman böyle yapmadım zaten ama çalıştım.. sabahlar ettim.. uykusuz kaldım yeri geldi sızdım kaldım.. En mühimi bence nerdeyse hiç fire vermeden derslere katıldım.. Yoklama olmasa da, dersi sevmesem de.. Hem de "yoklama almıyoruz istemiyorsanız derse gelemezsiniz" gibi bir lafın üstüne bile katıldım.. Üniversiteye hala ilkokul muamalesi yapan bir insanım malesef.. Evet düşünüyorum.. Düşünüyorum ama cevabını bulamıyorum hiçbir sorunun.. Sanki söylenenler sadece iki kulağımın arasındaki mesefa kadar bana bir uğruyor ve kaçıyor.. Sanki duyduğum, anladığım, öğrendiğim yahut öğrendim sandığım herşey çok kısa bir zamanda uçup gidiyor.. Sadece bir "uğruyor" geçerken.. Son zamanlarda gerçekten "zekasal" bir "geriliğin" olup olmadığından şüphe etmeye başladım.. Gayet de ciddiyim bu konuda.. Sanki beynim dolmuş taşmış da almıyor gibi artık.. Bu mümkün mü ki.. Daha genç değilmiyim ben? 64 yaşında bir profösör hala ders anlatabilirken ben 20 yaşinda onun anlattıklarının bir cümlesini bile aklımda tutamıyorsam bu işte bir gariplik yok mudur?
Misal,buZ..
Ben ne yaptım, haftaya pazar gösteri var 1 kişi bile olsa eksik çalişmasınlar diye sırf antreman için oturup çalışmak ve kafa dağıtmak varken bu sabahın köründe İstanbuldan geldim, insanlar evlerindeki akşam uykusunu bırakıp geldikleri için mızmızlık ediyorlar..Onu da geçtim gelmeye tenezzül etmiyorlar.. Her kafadan ayrı ses, herkes sanki çok biliyo.. Kafaya göre antreman iptal çabaları, kafaya göre eleman alma saçmalıkları.. Hocanın gelemeyip de bana X var deyişi ve o sözde hocalık yapıcak X in antremana geç gelip hazıra konuşu..Bir de acaip tipli sevgililerini getirip baş köşeye dikmiyorlar mı.. hele bir de her fırsatta yanlarına gidip laf atmalar, bakışmalar falan.. Zaten "parmağında yüzükler, kolunda bilezikler" hepsi.. Kızlar benden küçük erkekler 30 yaşında gibi..Hele birininki resmen amca..Ellerini tutmadan buza gelip gidemiyorlar resmen.. (Böyle konularda laf etmeyi sevmem ve dış görünüşün çok önemli olmadığına inanırım ama bugun çok içimde kaldı tepem attı ondan tutmak istemiyorum kendimi..) Laf desen anlamazlar, insanın söylediğini bi taraflarına takmazlar.. Ben birşey diyorum onlar, herbiri ayrı birşey..
İşte böyle zamanlarda daha bir özlüyorum eskiyi..Hocamı.. Rana hocamı... Tarık hocamı.. Olaydı ya onlar..kim görmüş onların zamanında öyle antremanda sevgiliyle göz göze gelmeleri boyna boyna yanına gitmeleri.. Kim görmüş ozamanlarda bu kadar sorumsuzca antreman asıldığını, yapıldığını, yapılamadığını.. Gelmeyenlerin sayısı biraz fazla oldu mu ya antreman iptal olurdu ya da antreman saati "ceza saati" olurdu.. Üstelik gelenler cekerdi cezayı.. Ya da bir hareket 3denedin 5 denedin düzeni kuramadın mı hala.. Yat yere.. Buz üstünde şınav çekerdik eldivensiz.. İnsanoğluna illa işkence mi gerek?? Evet gerekmiş..
Bakalım pazar nolacak.. Gene böyle bi dağınıklık saçmalık olursa tepkimi koymak istiyorum.. İstiyorum diyorum cünkü ben böyle konularda olay çıkarmışlığı olan yahut olabilen bir insan değilim.. Rezill bir gösteri olucaksa başkaları yüzünden kendimi de rezil etmek istemiyorum.. Senkronize böyle lanet birşey cünkü senin nasıl olduğun çok önemli değil.. Çünkü koca bir bütünün ufak bir parçasısın yalnızca.."Tek vücut" olmayı bilemeyen "bencil"lerle yapamazsın..
__
Uyuyup kalmışım dün gece tam da burda.. Gözümü açtığımda hatırlamadığım bir şekilde laptopu kapayıp koymuşum kafayı öyle yatağın bir köşesine.. Bu ara sınavlarım da var ya uykum sağolsun hiç yalnız bırakmıyor beni.. Geçenlerde de laptop kucağımda elim farede internette takılırken uyumuşum oturduğum yerde.. İşte öyleyken böyle durumlar.. İçim çok dolu.. Konuşsam konuşamıyorum..içimde tutamıyorum.. tuT beni blog galiba düşüyoruMm..
13 Ekim 2009
inTernet yoKsunu isyanKar büNye..
İsyanım büyük sığmaz bloguma bile!!!
Yurttayım.. eskiden bağlatı vardı herkes çatır çatır internete girerdi biz gerekli alet edevatımız olmadığından nasiplenemezdik, şimdi taş gibi makine olsa ne fayda...
Yurt küçük diye internet işletmesine giren yok, yurdun kendi içinde kablosuz bağlantısı zaten yok.. Biz de yurt ahali olarak yakındaki bi bilgisayarcıdan kablosuz bağlatı satın aldık.. Hatta adamlar biraz daha yakınımıza anten bile taktılar sözde..
Lakin yurttaki onca insan tek bir bağlantıyı kullandığından isterlerlerse gelsinler odamın kapısına taksınlar o anteni... Ne bahçe ne teras ne anten ne mesafe.. mesele onlarca kişinin isyanlarla yüklendiği bağlantı yine...
Hadi oyunu kaldırmıyo anlıyorum (kabullenemiyorum hala ama anlamaya çalişiyorum diyelim ya da) ama sıradan internet sitelerine asırlar öncesinde bile daha hızla giriyoduk...
Az önce iki makinayı yan yana koyup msn açtık birbirmize yazdıklarımızın gitmesi için bi hayli bekledik amacımız da kameraları denemekti güya...
Acı cekioruz kısacası.. bi yanımız eksik yurtcak isyanlardayız bir kişi diil 2 kişi diiil.. Antenin yurdun içine kadr gelmesi gibi bi söylenti duymuş olsam da pek heveslenmiorum yine de.. dediim gibi kapıma taksalar ne fayda...
Bugün de pek hevesliydim blog yazmaya ilk defa elle tutulur bişiler yaptık bi labda onu anlatcaktım ama bu bağlantı çok sinirimi bozdu bi foto yüklemeye kalksam bi saat sürer heralde:S Ben de bari iki satır durumumu açıklayayım dedim..
Bu sezona pek bi hevesle başlamıştım blogum adına yazmaya devam edicem diye ama bu bağlantı işi baltaladı çok fena... bu sebebten af diliorum blog camiası senden..
Ben seni unutmicam unutma sen de beni!!!
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)