eylül etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
eylül etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

30 Eylül 2010

Toprak olur kokarım yağmurdan sonra..



Son demlerini yaşıyor bugün Eylül.. Yavaşça terkediyor takvim yapraklarını,birdahaki yıla hazırlanmak üzere..
Daha bir huzurla gidiyor olmalı bu defa, en azından ben, yüzümde huzurlu bir gülümsemeyle el sallıyorum ona bu yıl.. Belki de ilk defa bu denli hissettiğim için varlığını... Belki de kucak dolusu muTtluluk getirdiği için bana, tüm eli açıklığıyla :)

Hep sevdim ben onu.. Gururla ayakta duruşunu.. İçimi huzurla dolduruşunu hep sevdim.. Ama biraz daha farklı oldu bu yıl eskilerden... Bu yıl bir pencerenin köşesinden, uzaktan, sessizce seyretmeyi bırakıp katıldım rüzgarına ben de..

Yalnız değildim elbette.. Paylaşmadan hissedemeyeceğim bir keyifti bu Eylül'ü yaşamak :) Her anımı Eylül kızı hissiyle geçirmem için elinden geleni yapan, beni balonlarla karşılayıp o balonların arasına bir minik ben daha koyan; tüm aya büyüklü küçüklü hediyeler, süprizler saklayan; sinema, sergi, gezinti; hatta birlikte kitap okuma saatleri.. ve daha nicelerinin mimarı adam!

Ben Eylül Kızıyım.. Sonbaharın rüzgarında uçar adım.. Yağmur olur yağarım solmuş yapraklara.. Toprak olur kokarım yağmurdan sonra..


Okula gitmek bile muTlu etti beni bu Eylül.. Bir avuç arkadaşımla özlediğim kızsal sohbetler, dünyadan haberler,kahkahalar,gezmeceler.. Bir de onların iyiki doğdun süprizi var ki, yeşilliğin içinde mum üflemek de başka güzel:) Çimenlerde sürünmek çarpıcı fotoğraflar yakalayabilmek için minik tripotumun üstünde..

Ben Eylül Kızıyım..


Gidiyor diye de üzülmüyorum bu defa hem.. Çünkü gitmesi değiştirmiyor o Ttatli tebessümleri.. Sıcak sohbetleri.. Daha alınmış gösteri biletleri, verilmiş gezinti sözleri.. İzlenecek filmler, alkışlanacak tiyatrolar var yolda.. Bir de kitaplar heyecanla okunmakta..

Bir mevsim içinde başka bir kahraman çıkıyor şimdi sahneye.. Eylül'e yoldaş.. Huzuruma yandaş.. Ekim giriyor kapıdan içeri.. Vakit, keyfi,huzuru ona devretme vakti :)

15 Eylül 2010

88.Güne merhaba..

88.gün oldu artık bugün..
Şimdi tatille aramda yalnızca saatler kaldı..
Ayrılıcaz.. hatta terkedicez birbirimizi acımadan..

Eşyalarım hazır.. Bavulum dolu ağzına kadar..
7.yılım bu yıl, şu göçebe hayatta.. 7.dönüşü mevsimin yazdan kışa, tatil boyunca.. Bu kimbilir kaçıncı bavul hazırlayışım başka şehre yola çıkmaya.. Geçen yılların yanında o 88 gün hiçbirşey aslında..

İyi katlandım bu yaz tatilin varlığına... Her zamankindan daha daha huzurlu olduğumdan olsa gerek bu başarım..

Şimdi son saatlerimi geçirirken tatille, son günlerde yaptıklarımdan bahsetmek istioyorum kısa kısa..

*Bugün, son tatil gunu kardeşimle geçirdim.. 9 yaşinda ve ilk defa onunla yalnız çıktım dışarıya.. Korkulacak bir şey olmadı.. Önce sinema sonra Burger King.. Canının her istediğini de yapmaya çalıştım ve giderayak iyi bir abla olmayı başardım sanırım..

*Bir kez daha "Kadın olmak zor iş" dedim bavulumla cebelleşirken.. Almanız gerekenler bir erkeğe göre daha fazla her zaman.. Onu da koymalıyım... Aa bunu da unuttum..Yarın nasil kapatırım o bavulu bilmem..

*Son zamanlarda butik bloglara takıldım ben.. Onlar mı yeni ben mi yeni keşfettim bilmiorum ama birinde kendime uygun birşeyler buldum sonuda.. Alsam almasam nasi olur denesemmi şu işi derken en sonunda bir adım attım ve Özlemoda'dan ürün satın aldım.. Şuanda kargodalar:) Merakla bekliyorum.. Gelince fotoğrafalıyla birlikte paylaşicam:)

Şimdilik burda son veriyorum -vermeliyim- yazıma.. Gözlerim artık kendini salmış, kapanmakta..
Hoşcakal tatil.. Kabul edelim,kıymetini bilelim de bu yıl iyi katlandık birbirimize..Şimdilik hoşçakal.. Seneye görüşmek üzere... :)

6 Eylül 2010

O6.O9.2010

Hayatımda ilk defa "Hiç bitmesin" dediğim bir 6 Eylüldü bugün yaşadığım.. Öyle ki, vakit gece yarısına yaklaşırken, dursun diye baktım yalvaran gözlerle saate.. Yaşadıklarım ve daha yaşayacak olduklarım aşmıştı çünkü tüm 6 Eylülleri bir günde!

Tatlı bir 'İyiki Doğdun' şarkısıyla başlayan gün, yüzümde kocaman bir gülümsemeyle çekildi köşesine takvimlerde, bir sonraki yıl görüşmek üzere :)

O güzel şarkının sesi, elinde bir gülle geldi kucaklamaya beni.. Ne o daha önce çiçek almıştı birilerine, ne de bana elinde bir gülle gelmişti kimse.. Ne mutlu bana, bütün günü elimde o gülle geçirdim:) (Daha önce sıradan bir günde, hiç habersiz kapıma gönderdiği lilliumların güllerin yeri ayrı tabi:))


Gezip dolaştık, artık üzerine BİZim anılarımızı çizdiğimiz yollarda, caddelerde... Soluklandığımız her yerde ayrı bir hediye çıktı çantadan.. Her birinde ayrı bir mutluluk, ayrı bir heyecan:)
Üstelik Rd herşeydi ve herkes için bir hediye getirmişti bana farkında olmadan..
Sevgilim kırmızı bir gül getirmişti mesela, tatilden dönerken birkaç tatil hatırası getiren 6yıllık dostumdu, abimse oyuncak almıştı 20.yaş günümde, en sevdiğim korku kahramanı Freddy'i hem de..
Ve Rd aslında biRTtaneyDi!!


Herşey bir yana..
Boynunda kravatı, sırtında ceketi,yeni traş olmuş yakışıklı bir adam yürüdü bugün yanımda.. Gurur duydum!

Antremana gittik sonra birlikte.. İlk defa bir antremanımı seyredicekti buzda,daha önce bir gösterimi seyretmişti ama:) Erken gittik biraz,dolaştık içerde.. Bir mimarın gözüyle baktım o sahaya bu defa.. O yapıyı anlattı, ben de yıllardır o yapının gördüklerini.. Herzamanki gibi paylaşmak güzeldi hayaTtı onunla:)
İlk birkaç dakika heyecandan duramadım buzun üstünde.. Ayaklarım titredi adeta, daha adım atarken.. Yüzümdeki o şapşal gülümseme antremanın başlamasıyla biraz toparlandı anca:)

Yemeğe geçtik antremandan sonra, müdavimi olduğumuz bir mekana.. Geçen yıl sevgililer gününde oturduğumuz masaya oturduk farkında olmadan hatta.. O günkü kadar kıpır kıpırdı içimiz, o günkü kadar heyecanlı :)
Bu yüzdendir ki açlığımızı unutup daldık derin konularda muhabbete.. Geçmişimizi konuştuk biraz,birlikte geçirdiğimiz -aslında geçiremediğimiz- vakitleri.. Öyle dalmışız ki, bir BİZ kalmışız koskoca yerde oturan.. Karnımız bile doymuş farkında olmadan, birbirimizi seyrederken..

Herşeyden konuştuk biz bugün.. Özlemden.. Aşktan.. Sevgiden.. Geçmişten.. Gelecekten.. Güncel konulara bile girdik hayata dair.. Ben sordum kafama takılanları Rdm aydınlattı beni.. Ben bir tek O anlatınca anlıyorum bazı ciddi şeyleri.. Zaten lisede de en iyi öğretmenim abimdi:)

Ve dönüş vakti geldi sonra.. Ayrılmadan önce,bir teşekkür sarılması bir mutluluk öpücüğüydü tüm bu güzel günün karşılığında ona verebildiğim.. Tüm gün gözlerimde görebildiği o heyecan bir de yanında.. Hani kelimeler yetmez ya anlatmaya, öyle bir anın içinde işte son bir dönüp baktım arkama..
Önümde evim.. Yanımda beni almaya gelen babam, kardeşim..
Ardımda bıraktığım adam herşeyim..
Keşke koşup boynuna bir kez daha sarılabilseydim..


Günün sonunda,
Her 6 Eylül bir külkedisi olsa da hayatta, doğum günüm prenses olmuştu artık yakışıklı
bir prensin kollarında..
:)

79.Gün: Günlerin en Eylülü bugün..

Bir ömrüm yıl dönümü bugün..
Hayatın 20 yıl önce, sonbahar yapraklarına sarıp Eylül esintisiyle kapıya bıraktığı bir ömrün yıldönümü...

20 yıl boyunca her Eylül, yeni heveslerle hayaTta bağlanan o ömrün sahibi.. Ben...
İyikiden doğdum sanki ben.. :)

5 Eylül 2010

78.Gün sabaha yelken açmış..



Bir gece daha bitiyor yalnız yatağında... Bir gün daha dönüyor dünden bu güne.. Herşeyden habersiz doğuyor güneş yine, seni beni bilmeden..
Bilse, belki daha hızlı tamamlardı seyahatini beklediğiN gün gelene kadar..


Eylül ağır aksak geçiyor bu gece de önünden.. Biraz tütsü, birkaç mumla dinginleştirirken zihnini, yüreğini daha da gömüyor içine özlemden...


Yeni bir gün hazırlanıyor başlamaya işte, ardındaki ayı terkedip biraz güneş sürerek gözlerine..


Ve Tt yumuyor gözlerini sabaha aynı anda..

2 Eylül 2010

74.Gün: Eylül...

Kafam öyle uçmuş ki son zamnlarda bugün mevsimin döndüğünü.. bu sabah yeni yılıma yeni bir hayata gözlerimi açtığmı bile farketmemişim dışardaki yağmura, soğuğa rağmen..

Şimdi işte asıl bahar.. İşte şimdi çiçek açma zamanım yağmurla..

Geldi nihayet.. Hoş geldi hayatıma:)