24 Mart 2011

Bilim İnsanı Şarap Yapar..

Uzun zamandır okulla aramızda bir hayli mesafe var.. Biraz geçen dönemin nerdeyse tamamını buz pateni antremanlarında Ankara'da geçirdiğimden biraz da bu dönem yalnızca haftanın 4 günü en fazla 2 saat dersim olduğundan sebep..Haftada 1 gün de laboratuvara giriyorum o kadar..


İşte bu bölümü okumama anlam katan tek şey olan laboratuvarların biri Biyoteknoloji Laboratuvarı ve biz en önemli Biyoteknolojik ürünlerden birini yapıyoruz.. Şarap!!


2 hafta önceydi..

200ml Cappy %100 Elma suyunun içine biraz ılık suyla aktif hale getirdiğimiz 3 gr Kuru Mayayı ekledik ve içine mayalara başlagıç şeker kaynağı olarak 2 kesme şeker attık..




Sonra da biraz çalkalayıp Ph'ını ölçtükten sonra ağzını kapatıp dinlenmeye tabiri caizse 'Yıllanmaya' bıraktık..







Peki ya neden Elma??

Özel bir sebebi yok:D Klasik Laboratuvar şartları elimizde hepsi %100lük Üzüm,Karışık Meyve ve Elma Suyu vardı.. Bizim masaya Elma düştü:D Şarap dediğiniz üzümden olur.. Kırmızı olur.. Beyaz olur.. diyorsanız hazır olun.. Çünkü laboratuvarlarımızda artık Elmadan yapılma Sarı şarap üretimi de yapılmaya başlandı:D


Ve bugün kontrol için şişelerimize baktığımızda şarabımızın renginde biraz durulaşma ve dibinde tortulaşma gördük.. Anladık ki sevgili mayalarımız iyi çalışmıştı :) Yalnız Ph'ını ölçtüğümüzde ufak bir sorunla karşılaştık ki; asitliği yükselmesi gereken yerde ufak bir düşüş var.. İlk ölçümün hatalı olabileceğini söyledi asistan.. İlk ölçümden de hayli eminim aslında ama neyse..

Zaten bilimde doğrular hatalı buluşlarının izinden gitmez mi hep.. Kesin buluş yaptık biz:D

Yani tamam buluş yapmasak da şarap yaptık.. Yaptığımız 'şarap' şaraba benzemese de Bilim yaptık daha ne olsun.. :D



Dipçik Not
: Bu Başlığı ''Bilim insanı, şarap yapar.. '' olarak düşündümse de başlangıçta, sonradan neden ''Bilim, insanı şarap yapar..'' da olmasın diye düşündüm.. Sonuç konusunda kararsızım... O sebepten başlığı virgülsüz yazıp noktalama hatası yaparak aslında kendi içinizdeki gerçeği ortaya çıkarmayı amaçladım.. Nasıl anlarsanız.. :P

19 Mart 2011

Maç izledim...

Ben bugün maç seyretmiycektim.. Muhabbete diye gitmiştim.. Sonra maç izlemeyeli ne kadar uzun zaman olduğunu farkettim... gözümü alamadım.. Heyecanlandım.. Hele ilk gol de gelince heveslendim.. 2.Yarı bambaşka bir takımla sahaya çıkınca neden yıllardır maç seyretmediğimi hatırladım... Bi 10 yıl daha izlemem artık...
Maçı izlemesem umrumda olmazdı o sonuç..
Şimdi ise futbolcular bir yandan hakemler öbür yandan... Ya sahaya yağan şişelere ne demeli...
Yok yani akıl karı değil..

18 Mart 2011

Kavuşma...

Nihayet dün gece benim bloguma da uzanan eller geri çekildi.. İtiraf etmek gerekirse beklediğimden kısa sürdü bu yasak.. Ama tahmin ettiğimden daha fazla koydu bana..
Tam da ' ohh yeniden yazmaya başlayabilicem' dediğim gün geldi çünkü karşıma o ''Mahkeme kararıyla engellenmiştir!'' yazısı...

Ekim ayından bu yana geçen zor ve yoğun zamanlardan sonra son bir kaç haftadır adeta hafiflemiş olarak geziyorum etrafta.. Hazır daha sınav stresi de başlamamışken boşluğa bırakıyorum beynimi.. Geziyorum.. Dolaşıyorum... Fotoğraf çekiyorum yeniden.. Havalar da ısındı ne güzel.. Kar yok Erzurum'dan kalma anılar yok beynimde soğukla tekrar eden.. Ankara'dan kalma ayazlar yok yüzümde..
Okul var onun yerine.. Günde enfazla 2.5 saat sürebilen ve haftada 1 gün laboratuvara geldiğim sakin bir okul hayatım :) Açıköğretimim var sonra 2.Üniversite diye hevesle kaydolduğum.. Ha bir de zihin jimlastiği için başvurduğum Ales var.. Hepsinin sınavları bütün bir nisan ayını kapladığından şurda bir ay sonra da aynı hevesle kurar mıyım bu cümleleri bilmem :P

Lakin artık daha sık cümle kuracağım kesin.. Çünkü artık vakit yeniden blogumun tadını çıkarma vaktiii :))

3 Şubat 2011

!!!

Bu akşam 21:45 'te TRT Avaz'dayız.. Erzurum 2011 Üniversite Kış Oyunları "Buz Pateni Senkronize Kısa Program"

3 aylık bir çalişma ve çocukluk hayalleri...
HErşey 2dakika 40 saniyede varolabilir.. Yahut yokolabilir.. Seyredin.. Burada başimiza gelen onca talihsizliğe siz de ortak olun!

31 Ocak 2011

....

Günlerden ne olduğunu unuttum...
Dönüşe ne kadar kaldı sayamıyorum korkudan... Çok gelir gözüme.. Dayanamam..
Saydıkça büyüyor sanki rakamlar bende.. Neden bilmem..
Hani nerede çabuk geçen sayılı günler..?



Oyunlar Köyü/Erzurum