Önce yenilenen bu Blogger'a alışmam gerek.. Çalışma hayatına başladığımdan beri buralara uğramaz oldum neredeyse.. Bir yanım özler ama bir yanım da vakit bulamaz halde..
2013 biter ve yeni bir yıl gelmeye hazırlanırken, yeni yıl ritüeli: yeni hedefler üzerine gitmeye karar verdim..
Bunlardan biri de "daha çok kitap ama aynı zamanda daha farklı kitaplar okumak".. Son zamanlarda çantamdan hiç kitap eksik olmuyor ve işe gidip gelirken -pek çok İstanbulluya göre- kısa süren minibüs- metro yolculuklarımı bu şekilde değerlendiriyorum. Hele bir de metrobüs yolculuklu müşteri görüşmelerine gidiyorsam, metrobüsü katlanılabilir kılan tek şey üç beş sayfa kitap..
Ekim ayındaki Sahaf Festivali ve geçtiğimiz haftaki TÜYAP Kitap Fuarı sonrası evde kitap kuleleri de oluşturmuşken karşılaştığım Kış 2013 Okuma Şenliği tuz biber oldu keyfime..
Ayrıntılar şurada: http://pinucciasbooks.blogspot.com/2013/11/okuma-senligi-kis-2013.html
Şenlik 3 Kasım itibariyle başlamış. Hedef, 4 ayda aşağıdaki 15 kategoride toplamda 17 kitap okumak.. Henüz kitap listemi oluşturamadım ama hedef büyük, buraya da yazayım ki geçiştirmeyeyim..
Güncel liste çok yakında buralarda!
1. Kategori (10 puan): Altın Kitaplar Yayınevi’nden çıkan bir kitap
2. Kategori (10 puan): Kütüphaneden ödünç alınmış veya sahaftan satın alınmış bir kitap
3. Kategori (10 puan): Adında bir hayvan adı olan bir kitap
4. Kategori (15 puan): 600 sayfadan uzun bir kitap
5. Kategori (15 puan): Nobel Edebiyat Ödülü kazanmış bir yazarın bir kitabı
6. Kategori (15 puan): Türk edebiyatında klasik kabul edilen bir roman
7. Kategori (15 puan): Hiç okumadığınız bir ülke edebiyatından bir kitap
8. Kategori (20 puan): Sinemaya uyarlanmış bir kitap ve filmini
9. Kategori (20 puan): Adında kış mevsimine ilişkin bir sözcük olan veya konusunda kış teması olan bir kitap
10. Kategori (25 puan): Yasaklanmış bir kitap
11. Kategori (25 puan): Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk hakkında yazılmış bir kitap
12. Kategori (25 puan): Yayınlanmış en az beş kitabı olan bir yazarın ilk kitabını veya romanını
13. Kategori (25 puan): Bir biyografi veya otobiyografi
14. Kategori (30 puan): Okuma yazmayı öğrendiğiniz yıl ilk kez yayınlanmış bir kitap
15. Kategori (40 puan): Bir üçleme veya aynı seriden üç kitap
Bazen sonsuza uçup gider kelimeler.. Bulamazsın.. Aklından aynı anda onlarca düşünce geçer.. Tutamazsın.. Ve duramazsın da yerinde.. Aklından geçenler binip birkaç kelimenin üstüne ucup gitmedikçe dilinden, tıkanır boğazına.. Rahat bir nefes alamazsın..
14 Kasım 2013
4 Mayıs 2013
21 Haziran 2012
Evet, beklenmedik anda gelen bir telefonla hayatın nası depara kalktığının ayaklı kanıtıyım.. Telefon görüşmesinin ardından 24 saat geçmeden belirsiz hayatımda yanan ışığın tarifi yok..
Umarım yandığı kadar çabuk sönmez..
Korkmuyorum desem yalan..
Ama daha önce de geldi başıma benzer bir şey.. Sıkıntı çektim, fedakarlık yaptım ama aldım karşılığını..
Umarım kazasız belasız bu defada..
Umarım yandığı kadar çabuk sönmez..
Korkmuyorum desem yalan..
Ama daha önce de geldi başıma benzer bir şey.. Sıkıntı çektim, fedakarlık yaptım ama aldım karşılığını..
Umarım kazasız belasız bu defada..
31 Mart 2012
Yarın YGS günü.. Ve benim tecrübeyle sabit söyleyecek şeylerim var..
Adını öğrenmem bile zaman aldı bu yıl..
Benim için ÖSS çünkü gerçek olan..
Her yıl, yani ben ÖSSye girdikten sonra her yıl, sınava girecek insanları yeterince umursamadığım için vicdan azabı çekerim..
Ama bu yıl yanınızdayım geçler..
Halkın arasına karışıcam ve sınavın nabzını tutucam..
..
Tam 4 yıl geçti üstünde.. Ne geçirdiğim geceyi unutabilirim.. Ne sınavı.. Ne de sonrasını hissettiğim derin hayal kırıklığını..
Babam hala akılına geldikçe söyler.. 'Aslında ben sana söyliyceklerimi biliyordum da, öyle bir çıktın ki sınavdan, yüzün bembeyaz.. Bişey diyemedim, tuttum kendimi..'
Bir de dese nolurdu kimbilir..
..
Sonuçlara bakmadım.. Ama kaç alacağımı biliyordum ve sonuçlar açıklanınca şaşırmadım.. Babam da şaşırmamış meğer.. 'Bana geliyordu denemelerinin puanları, hala saklıyorum msjları, bak.. Zaten buydu ortalaman.. Sınavdan çıkınca söyleyecektim.. Ama öyle bir çıktın ki sınavdan....'
4yıl önce,ilk 16bine girerek Moleküler Biyoloji ve Genetik yazdım İstanbul Üniversitesinde.. Neredeyse 160bin kişi girmişti sınava.. Kendi irademle yazdım ama istemeyerek..
..
Bu dönem mezun oluyorum.. 4yıldır ne okuduğum hakkında pek bir fikrim yok.. Bazı laboratuvarlar ve bazı staj günleri haricinde güzel geçmiş, beni mutlu etmiş, heyecanlandırmış tek bir ders bile yok.. Hele de son iki yıldır.. Haftaya vizelerim başlıyor ama bu dönemki derslerini say deseler tamamını çıkaramayabilirim..
Ve bu yıl yeniden sınava giriyorum..
..
Deli yanım ‘fazlasına ihtiyacın yok, iki yıllık bir bölüme gir oku.. Seni mutlu etsin, zorlamasın ve artık kendini gerizekalı hissetmekten kurtul.. ’ diyor..
Ama her daim ağır basan, mantıklı yanımsa ‘önce yüksek lisansı halletmeye çalış.. Zaten onca sınava da girdin.. daha KPSS var elbet atarsın bir yere kapak.. Boşuna mı okudun..’ demekten vazgeçmiyor..
..
Valhasıl gençler..
Burada lafım, sınava gireceklere, üniversiteye yeni başlayacaklara..
Kimin ne dediğine bakmayın.. Hocalarınıza, okulunuza, dershanenize.. Çünkü onlar hep reklam peşinde.. Aldığınız puana da bakmayın.. Tercihlerinizi puan sıralamasına göre değil, gönlünüzün sıralamasına göre yapın..
Üniversiteye girince rahatladım sanmayın.. ‘ÖSS’ye bu kadar çalışsaydım, derece yapardım..’ diyen arkadaşlarım çok oldu.. Ama elbet mezun olacağınız da bir gerçek..
Sonraa ÖSYM yakanızı bırakmıyor..
ALES, ÜDS, KPDS var yükselmeyi düşünürseniz.. Yok anam memur mu olucan.. Malum KPSS var.. Tıp okuyacaksanız TUS var.. Diş okuyacaksanız DUS..
Sınavdan çıkınca herşeyi silmek istersiniz kafanızdan ya.. O temel matematiği sakın ha silmeyin.. Biraz Tarih, bolca Türkçe kalsın..
Bölüm kadar tercih ettiğiniz üniversite de önemli.. Sayısal bölümler için İstanbul Üniversitesi’ni asla tercih etmeyin.. Sözel bölümleri iyi olabilir ama İstanbul Üniversitesi’nde okunmaz.. Twitter’dan ’ :)’ die tweet atan bir Rektörümüz var mesela bundan başka sosyal faaliyet yok.. Bütün bir Kampüs kavramı yok..
Her yıl kayıt yenileme için öğrenci işleriyle kavga ediyoruz..Bir öğrenci belgesinin çıkması en az 3 gün.. Bunlar önemli şeyler gençler.. Üniversiteye giren para bok ama laboratuvarlarda daima malzeme kıtlığı.. Arada yenileme yapıyorlar o da patlıyor.. Daha geçen Fizik Laboratuvarı patladı… 400bin dolarlık malzeme kullanılmadan çöp oldu.. Bizim bitki laboratuvarında da gaz kaçağı var mesela.. Yakında bizim bina da patlar..
Demek istiyorum ki, ben yandım siz de yanmayın gençler..
Şimdi kafanız bidünya.. Baskı çok.. Hedef büyük.. Şimdi hepsini unutup yeniden düşünün…
İstediğiniz gerçekten bu mu??
mevzubahs
bir ben var benden içeri-hiç susmayan,
genetik,
iümbg,
ÖSYM Bokumu Ye
22 Mart 2012
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)