25 Nisan 2009

moleküler dünyaya ilk adım..

bahar yarıyılıyla birlikte artık hangi yolda yürüdüğmü hissetmeye başladım yavaş yavaş.. Bölümümle ilgili dersler artmaya uygulama derslerim daha ilgi çekici bir hal almaya başladı..

Hücre Biyolojisi Labında bir sıçanın içini gördüm mesela sonra bir kurbaanın bacagına giden bir sinir teli üzerinde çalıştım..

Bölümümü daha çok ilgilendiren kısım Temel Genetik Uygulama LAbı elbetteki.. başlarda karyotip analiziydi problem çözumleriydi falan sıkıcıydı ama vizelerden sonraki haftadan itibaren oldukça eğleniceğimizden eminim...

Ne yapıcağımızdan kısaca bahsedip ayrıntıları bir sonraki yazıma saklamak zorundayım malesef:S Çünkü dün akşam tvye takılıp yarım bırakınca yazımı ve bu sabah geç kalkıp artık hazırlanıp istanbula dönmem gerektiğinden yine yine ve yine erteliyorum cümlelerimi... Üzgünüm...

ÇAlışma metaryelim Dorosophila sineği.. DAha doğrusu sinekleri.. GEçen hafta besiyerleri hazrladık onlar için.. bildiğiniz mama yaptık yani.. Sırayla gidip karıştırdık kazanmsı şeydeki mamamızı.. drosophilaları inceledik bu arada birde.. cinsiyet ayrımı gelişme evresi.. Herbirini aktarmaya öyle hevesliydim ki oysa..
bundan sonraki aşamalarımız asıl zevki olucak olan.. Önce bir çift sineği çiftleştiricez ve oluşan yavruların genetik çaprazlamasını yapıcaz.. sonra bir sonraki dölü elde edicez.. Tabi bir kaç hafta alıcak bunlar.. Ara basamakları biz de tam olarak bilmiyoruz.. Biz daha çok bir çift sinegimiz olucak adını ne koysak heyecanı içerisindeyiz=)

Neyse şimdi hitmeliyim ve hızla hazırlanıp yurduma geri dönmeliyim...

24 Nisan 2009

Kaç hafta geçmiş arada kaç gidiş ve kaç eve dönüş... Kim ne yazmış diye bakıp bazen hiç okumadan ayrıldığım blog dünyası... BEnim dünyam...

Özlendiğimi düşünmedim hiç ben özlesem de.. okunduğumu bile düşünmez olmuştm son zamanlarda zaten.. belki de oyüzden saldım biraz.. Oysa illa birileri okusun diye mi yazmak gerek..

Ne bileyim işte.. eve gelip nete oturduğumda nasil geçiyor zaman anlamıyorum.. Sanki heba oluyor ömrümde evde geçirdiğim şu iki gün.. O sebepten 2 haftaya indrdim geliş gidişilerimi.. Gelmediğim haftları tiyatroda yahut istanbul keşiflerinde geçiriyorum....

Paylaşacak öyle çok şeyim vardi ki oysa.. sanırım biraz bencillik ediyorum.. İzlediğim oyunlar, gittiğim yerler, gördüğüm olaylar... Öğrendiğim yeni şeyler... herbiri herbiri bana kalıyor uzun zamandır ben bölye olsun istemesem de...

15 Mart 2009

dönüyorum huzura...

dönüş vakti geldi çatti yine adam gibi yazamadan...
DÖnüyor olmaktan çok memnun ama şu alletten uzak kalıcak olmaktan gayet mumnuniyetsiz bir hal içerisindeyim...
Eve dönüşüm yine iki hafta sonra.. Önümüzdeki hafta için, biraz sosyal biraz kültürlü insanlar olabilmek adına, yine yoğun ama keyifli planlar içerisindeyim...

Güle güle blogum.. Sen de beni Özle E mi! =)

İz bırakanlar unutulmaz....

Öğrendim ki 4 yılıma bedel SeFiL yuRdu, bıkmamış ne Rd'den ne Tt'den.. Belki de özlemiş BiR anmayı onları..
Belli ki özlemiş o da.. Belli ki o bile sevinmiş bizim için...

Ne garip bi yersin SeFiL yUrd.. Aylar geçmiş ben orlardan göçeli onu bırak 1buçuk yıl geçmiş Rd mezun olalı hala bizi konuşurmuşsun meğer.. Nasıl da haberin var herşeyden... Hala bıkmadın mı bizden... Hala bıkmadın mı bildiğin herşeyi anneye babaya yetiştirmekten...
Ne garip insanlar barındırırsın içinde sen SeFiL yuRd... Başında bekçilik yapan insanın hiç mi işi yoktur ki Farklı amaçlarla gittiği bir babaya, araya hayırlı olsunu da sıkıştırır...

Kaç müdür yardımcısı 2dönem önce mezun olmuş öğrencisinin babasına, oğlu bir dönem önce mezun olmuş kızla birlikte olduğu için 'Gözünaydın' der? Onu da geçtim.. uzunca bir süre görüşmeniş iki öğrencisinin ayrı ayrı yaşadıkları ilişkilerini bitirmiş ve yeniden birbirlerini bulmuş hatta artık kendilerinin BiR ilişki içerisinde olduklarını nasıl bilir, nerden öğrenir...

Ama beni nasıl gururlandırdığını bir bilsen SeFiL yuRdu, bir bilsen göğsümü nasıl kabarTtığını ilk defa...

Helal olsun sana... Senin bizde bıraktığın kadar derin izler bırakmışız demek ki biz de sende... Adımız sadece masana duvarına değil yüreğine kazımışız senin de.. Demek hala önemsiosun bizi Ey Lanet SeFiL, bizim seni ARTIK hiç umursamadığımız yerde...

14 Mart 2009

nerden başlasam anlatmaya....

son zamanlarda 'anlatcak ne çok şey biriktii ooo..' diyip diyip bırakıyorum bi köşeye söylemek isteyip de üşendiklerimi... Ne çok sey atladım kimbilir..

bu hafta da aynı tembelliğe düşmek istemesem de farkındayım hala geçiştirip duruyorum...

tamam başlıorum...

waffle yedim geçenlerde Beşiktaş'ta garip bi yerde.. hiç beğenmedim.. Daha doğrusu yiyemedim:D Hayal kırıklığına uğradım resmen görünce ve yemeğe çalışırken yıkıldım..En büyük vurgunu da Waffle denen şeyin aslında bildiğim, sıradan krep olduunu öğrenince yedim:D sade krebi verselerdi daha memnun olurdum valla:D İşte bu da yemeye çalıştığım waffle'ın ta kendisi:D Sonlarına doğru pes ettim.. İçinden sıcak bitter çikolataya bulanmış meyveleri ayıklayıp mideye indirdim kendimi onlarla tatmin ettim:D
Ya aslında bu kadar da haksızlık etmemek lazım biliorum.. Abarttığım kadar korkunç değildi tadı:D Ben soğuk bişey beklerken Sıcak ve yoğun bi çikolata tadıyla karşilaşinca şaşırdım.. Ve bi dahaki sefere Bebekteki meşhur yerde, mümkünse dondurmalısını denemem gerektiğine karar verdim :D

Beşiktaş karın doyurma mekanı olarak seçilmişti o gün bizim için... Ordan Rumeli Hisarı'na otobüsle geçip Bebek'e yürüyerek geri dönüş yaptık.. Tek amacımız ünlü düşünür Demet Akalın'ın (!) da dediği gibi 'bebek'te üc bej tur atmak'tı.. :D Sahil boyunca aklımızı yatlarda katlarda bırakarak yürüdük 'gelecekte 4ümüz bir araya gelsek acaba bunlardan birine sahip olabilr miyiz?' düşüncesiyle.. Ne de olsa 'genetikçi' olara aç kalma ihtimalimiz yüksek bu ülkede:D
Merak ettik deniz kenarındaki satılık yada kiralık dairelerden birini arasak dedik ama herbirinde de Turkcell numara vardi.. 'buna kontür harcamaya değmez' dedik biz de napalım Öyle lüks evlerin sahipleri bizim gibi öğrenci hattı Avea kullancak diğillerdi tabi:D
Bi ara o kadar içimize oturmuş ki Apartmanlara girip 'pardon , boşta koca var mı?' demek bile geçti aklımızdan.. (itiraf ediyorum bu benim fikrimdi:D) Kendim yapcağımdan değil maksat onlar boş kalmasın ben mütevazi hayatımda mütevazi Rdmle mutluyum zaten=) Biz de arada misafirliğe giderdik:P
Oturduk biraz Bebek'te sahilde.. denizi çektik içimize.. Anca deniz havası alabilirdik zaten..
Günün en büyük hatası Bebek'in en ucuz mekanı olduu iddia edilen starbaks'a (adının nası yazıldığının bi önemi yok bence!) girme girişiminde bulunmak oldu benim için.. Esas toplanış geziş dolaşiş ve tıkınış amacımız olan doğum günü cocuğu arzu edince kıramadık.. Sırf meraktan istedi o da gerçi ama neyse:D Gidip bi Türk kaHvesi içelim dedik..
İşte bu da o kahve Eller de bizzat bana ait:D
Amerikan kahvecisinde Türk kahvesi içmee teşebbüsünden bulunmak pek mantıklı bi fikir değildi elbet.... Bi yudum içtikten sonra bu zamana kadar ne kadar gereksiz bi yer olduğnu savunduğum starboks'a gitmemekle ne kadar mantıklı bişi yapmış olduuma emin oldum:D Bunun için o garip kahveyi içmeye gerek yoktu tabi ama arkadaş hatrı işte:D Bi daha mı? Hiç sanmıorum:D (Asla demek isterdim ama Asla dediğim şeyler başıma gelir hep:S)

İnsanlar evlerine yurtlarına odalarına dağılırken ben günü yine Beşiktaş'ta bitirdim... geride boğazın o güzel manzarası kaldı...



dippp: sanki çok dandik yazdım.. Farkındayım.. kopuk.. istemsiz... Dağınık.. toparlayamadım tam olarak cümlelerimi... Yine körelmeye başlamışım.... Acilen toparlanmalıyım! (bunu da aynı ünlü düşünür söylüodu dime? Acilen toparlanmalıyım üstümden koca bir tır geçti:P Allahım ben bu dandik dundik şarkıların hepsini neden biliorum:S )