4 Mayıs 2013

Buralarda hayat devam ederken..

Ben bunu kullanmayı mı unutmuşum ne?
Bir de özlemişim..

21 Haziran 2012

Evet, beklenmedik anda gelen bir telefonla hayatın nası depara kalktığının ayaklı kanıtıyım.. Telefon görüşmesinin ardından 24 saat geçmeden belirsiz hayatımda yanan ışığın tarifi yok..

Umarım yandığı kadar çabuk sönmez..
Korkmuyorum desem yalan..

Ama daha önce de geldi başıma benzer bir şey.. Sıkıntı çektim, fedakarlık yaptım ama aldım karşılığını..

Umarım kazasız belasız bu defada..

31 Mart 2012

Yarın YGS günü.. Ve benim tecrübeyle sabit söyleyecek şeylerim var..

Adını öğrenmem bile zaman aldı bu yıl..
Benim için ÖSS çünkü gerçek olan..
Her yıl, yani ben ÖSSye girdikten sonra her yıl, sınava girecek insanları yeterince umursamadığım için vicdan azabı çekerim..
Ama bu yıl yanınızdayım geçler..
Halkın arasına karışıcam ve sınavın nabzını tutucam..
..

Tam 4 yıl geçti üstünde.. Ne geçirdiğim geceyi unutabilirim.. Ne sınavı.. Ne de sonrasını hissettiğim derin hayal kırıklığını..

Babam hala akılına geldikçe söyler.. 'Aslında ben sana söyliyceklerimi biliyordum da, öyle bir çıktın ki sınavdan, yüzün bembeyaz.. Bişey diyemedim, tuttum kendimi..'

Bir de dese nolurdu kimbilir..

..

Sonuçlara bakmadım.. Ama kaç alacağımı biliyordum ve sonuçlar açıklanınca şaşırmadım.. Babam da şaşırmamış meğer.. 'Bana geliyordu denemelerinin puanları, hala saklıyorum msjları, bak.. Zaten buydu ortalaman.. Sınavdan çıkınca söyleyecektim.. Ama öyle bir çıktın ki sınavdan....'
4yıl önce,ilk 16bine girerek Moleküler Biyoloji ve Genetik yazdım İstanbul Üniversitesinde.. Neredeyse 160bin kişi girmişti sınava.. Kendi irademle yazdım ama istemeyerek..

..

Bu dönem mezun oluyorum.. 4yıldır ne okuduğum hakkında pek bir fikrim yok.. Bazı laboratuvarlar ve bazı staj günleri haricinde güzel geçmiş, beni mutlu etmiş, heyecanlandırmış tek bir ders bile yok.. Hele de son iki yıldır.. Haftaya vizelerim başlıyor ama bu dönemki derslerini say deseler tamamını çıkaramayabilirim..
Ve bu yıl yeniden sınava giriyorum..

..

Deli yanım ‘fazlasına ihtiyacın yok, iki yıllık bir bölüme gir oku.. Seni mutlu etsin, zorlamasın ve artık kendini gerizekalı hissetmekten kurtul.. ’ diyor..
Ama her daim ağır basan, mantıklı yanımsa ‘önce yüksek lisansı halletmeye çalış.. Zaten onca sınava da girdin.. daha KPSS var elbet atarsın bir yere kapak.. Boşuna mı okudun..’ demekten vazgeçmiyor..

..

Valhasıl gençler..

Burada lafım, sınava gireceklere, üniversiteye yeni başlayacaklara..

Kimin ne dediğine bakmayın.. Hocalarınıza, okulunuza, dershanenize.. Çünkü onlar hep reklam peşinde.. Aldığınız puana da bakmayın.. Tercihlerinizi puan sıralamasına göre değil, gönlünüzün sıralamasına göre yapın..

Üniversiteye girince rahatladım sanmayın.. ‘ÖSS’ye bu kadar çalışsaydım, derece yapardım..’ diyen arkadaşlarım çok oldu.. Ama elbet mezun olacağınız da bir gerçek..
Sonraa ÖSYM yakanızı bırakmıyor..
ALES, ÜDS, KPDS var yükselmeyi düşünürseniz.. Yok anam memur mu olucan.. Malum KPSS var.. Tıp okuyacaksanız TUS var.. Diş okuyacaksanız DUS..
Sınavdan çıkınca herşeyi silmek istersiniz kafanızdan ya.. O temel matematiği sakın ha silmeyin.. Biraz Tarih, bolca Türkçe kalsın..

Bölüm kadar tercih ettiğiniz üniversite de önemli.. Sayısal bölümler için İstanbul Üniversitesi’ni asla tercih etmeyin.. Sözel bölümleri iyi olabilir ama İstanbul Üniversitesi’nde okunmaz.. Twitter’dan ’ :)’ die tweet atan bir Rektörümüz var mesela bundan başka sosyal faaliyet yok.. Bütün bir Kampüs kavramı yok..

Her yıl kayıt yenileme için öğrenci işleriyle kavga ediyoruz..Bir öğrenci belgesinin çıkması en az 3 gün.. Bunlar önemli şeyler gençler.. Üniversiteye giren para bok ama laboratuvarlarda daima malzeme kıtlığı.. Arada yenileme yapıyorlar o da patlıyor.. Daha geçen Fizik Laboratuvarı patladı… 400bin dolarlık malzeme kullanılmadan çöp oldu.. Bizim bitki laboratuvarında da gaz kaçağı var mesela.. Yakında bizim bina da patlar..

Demek istiyorum ki, ben yandım siz de yanmayın gençler..

Şimdi kafanız bidünya.. Baskı çok.. Hedef büyük.. Şimdi hepsini unutup yeniden düşünün…

İstediğiniz gerçekten bu mu??


22 Mart 2012

Herşey bir yana.. Burayı bu denli ihmal etmiş olmak çok üzüyor beni...

Bazıları için sahne kırmızı bir perdedir.. 'iki Kalas bir Heves..

Adımını attığın anda sen, artık sen olmaktan çıkar başka bir dünyada yeniden var olursun.. Hem de her defasında.. Alkışlarlar birlikte sesin de başlar yükselmeye.. gürleşmeye..

Bazılarının ise ‘buz’dandır sahnesi.. İki çelik üzerinde.. Biraz soğuk.. Spot ışık..

Adımını attığın anda sen, artık sen olmaktan çıkar başka bir dünyada yeniden var olursun.. Hem de her defasında.. Sonra tam buraya geldiğinde tarif etmekte güçlük çekersin.. Çünkü o, sonucu ne olursa olsun, hayatında yaşadığın en büyük heyecandır.. Birkaç dakikadır o ‘sahne’de kaldığın süre.. İçinde büyüttüğün gurursa bir ömür…

Neyse başa dönelim..



Bugün tiyatroya gittim çok belli dimi??

İstanbul Efendisi..

Her defasında yazamıyorum böyle... İçimde biriktiriyorum cümlelerimi sonra bencillik ediyorum.. Ya da öyle büyüyor ki içimde...

Zaten her defasında kocaman bir boşluk..

Sanırım bu hayatta en çok onları kıskandım ben.. Tiyatro sahnesindeki insanların yüreklerinden yüzlerine yansıyan o tatlı heyecanı.. Onların sahnede eğlenerek dans ettiklerini, şarkı söylediklerini görmek..

Ve hiç bir sanatçıya sarılmak istemedim onların boynuna sarılmak istediğim kadar..

Sonra kendime dönüyorum... Benzer heycanların tadına varmış olmasam bu kadar etkilenmezdim heralde..

Ve tüm bu 'kafa tiyatrodan sarhoş' halimin üstüne bir mesaj gelmeseydi, gün böyle bir geceye bağlanmazdı bence..

Bir yanda eski kulübün yeniden -bu kaçıncıya- kurmaya çalıştığı takımdan, en olmayacak insandan gelen o yapmacık 'Bize katılır mısın? Gelsen ne güzel olurdu'lar... Bir yanda en eski takım arkadaşlarımdan birinin İstanbul'da toparlamaya çalıştığı başka bir takım ve 'Şuanda bir takımda mısın?'lar..

Bir yanda okul.. Genetik.. Aöf.. ÖSYM..

Bir yanda söz konusu insanların hazırlanmaya çalıştıkları, nisanın -aynı zamanda vizelerimin- ortasında yapılacak olan yarışma.. Kan çekiyor...

Ortada adam gibi birşey olsa aslında hiç düşünmem.. İzmit'i yokladım.. Kraldan çok kralcılar sonunda yolunu bulup başa geçmiş.. hala ortada bir iş yok.. İstanbuldan da adam eksiğine çağırıldığıma göre, ordan da kolay kolay iş çıkmaz..

Ama durun.. Şu idil bi mezun olsun da.. (Nolcaksa mezun olunca..)

Neyse o zamn görüşücez seninle..

10yıl sonra milli olduysam 20 yıl sonra da başarılı bir antrenör olabilirim.. Neden olmasın??

Ama önce bir mezun olayım da şu okuldan kurtulayım..