Sanki hep bi vakitsizlik var gibi gözükse de aslında internetsizlik idi bloğuma ulaşamanın kaynağı..
Son zamanlar da pek bi heves ettim. Haftada bir iki gün net buldum mu oyuna dalardım hemen eskiden. Bu ara oyunu bıraktığımdan olsa gerek depreşti blog özlemim.. :)
Bir iki gündür yazıyorum, karalıyorum bişeyler kendimce. Bundan sonra mümkün oldukça yazmaya ve net buldukça da blogumda paylaşmaya karar verdim..
Hadi hayırlsı:)
Yazmayı özlüyorum. Yazabilmeyi. Gerçekten.
Her yazıma da böyle başlıyorum biliyorum. Sanırım körelmişim bir hayli ki nereden başlayacağımı bilemiyorum bir türlü. Oysa içimde bir tutku, bir kıvılcım var hala yüreğimdekileri beyaz sayfalara akıtmak adına..
Belki çok okumadığım için böyleyim son zamanlarda.. yahut bulamadığımdan kanatacak bir yara.. belki de bulup da korktuğumdan anlatmaya…
İçimin garipçe sıkıldığı bir andayım. İnsanın içi garipçe olmayan bir şekilde nasıl sıkılır onu da bilmiyorum ya neyse..
Sıkıntımın bir telaffuzu var evet ama.. ama..
Anlatamam ki..!
Boş bir sıkıntı olduğuna inanma eğilimindeyim çünkü.. Belki de işin garipçe olan kısmı budur, kendi kendime sıkıntılar doğurabilecek kadar acımasızım kendime ve bir o kadar da ilacım sıkıntıma kendi adıma.. Kendi kendime anlamsız kendilikler içindeyim.. Hadi bakalım hayırlısı:)
22:48
Sevgili blogum,
Acaba doyumsuz biri olabilir miyim?
Peki ya kıskanç?
Yahut hep daha da fazlasını isteyen? Ah pardon blogcum doyumsuzdan kastım zaten buydu elbet!
00:11
Sevgili blogum,
Bence sen benden daha garip birisin.
Bunu neden dedim nerden çıkardım bilmesem de ölesin işte!
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder