Bu okula başladığımdan beri ilk defa bir şey bu kadar şaşırttı beni.. Ne bir sıçan kesimi ne bir kubağanın bacağı, kalbi... Bu bir sapkınlık değil kesinlikle bir zevk değil.. Kendi hemcinsimin bunu yaptığını görmek aynı hisleri yaşatmazdı muhtemelen ya da herhangi bir canlıyı tvde seyretmek..
Anladım ki; tiyatroyla sinema arasındaki fark ne kadar büyükse,belgesel seyretmek ya da bir fotoğrafta incelemekle kendi hazırladığım yaşam alanı içerisinde kendi seçtiğim bi kaç santimlik hayvanları canlı canlı seyretmek arasındaki fark da okadar büyükmüş..
Drosophilalarımızla buluştuk nihayet bu hafta.. 3kişiyiz ve cam bir şişenin içinde 3çift Drosophilamız var.. Erkekler kırmızı gözlü Ebony'ler ,Dişiler ise adı üstünde bembeyaz White'lar..
Yaklaşık 3 hafta önce besiyerlerini hazırlayıp sineklerimize yaşam alanı olacak şişelere dökmüş ve dinlenmeye bırakmıştık.. dün ise bir elimizde eterli şişeyle başka bir şişenin içindeki Ebony sineklerini bayıltıp sineklerimizde eşey tayinine giriştik..
Çıplak gözle ayırt etmek çok zor değil aslında cinsiyetleri ama yine de lup denilen mikroskopun daha ilkel bi tipiyle yakından bakarak özenle seçtim Drosophilalarımızı..
Mesela; sol tarafta gördüğünüz Ebonylerden yukarı doğru bakanı erkek aşağı doğru bakan ise dişi. Bunu anlamanın en kolay yolu kırmızıyla işaretlediğim yerdeki, şu anda adını bir türlü hatırlayamadığım cizgilerin sıklığı.. Gözle görmenin de mümkün olduğu bu cizgiler erkeklerde uca doğru iyice kalınlaşıp bir bütün halini alırken dişilerde ince cizgiler halinde sürüyor. Çıplak gözle erkeklerin kuyruk kısımlarını tamamiyle koyu görüyorsunuz. Erkeklerin, dış görünüş olarak, dişilerden bir farkı daha var ki onlar da ön ekstremitelerinde(daire içinde işaretli)bulunan ve çiftleşme sırasında dişilerini tutmak için kullandıkları eşey tarakları.. Nasıl kullandıklarına da bizzat şahit oldum.
Hafif dozda eterle bayılttığımız sineklerimizi seçtikten sonra önceden hazırlamış olduğumuz yaşam alanlarına aldık.. İlk seçtiklerimiz besiyerine yapışmalarına neden olarak katlettiğimizi acıyla belirtmek isterim ki bunu yapan yanlızca biz değildik.. Ama onları kurtarmak için sarfettiğimiz çabayı da göz ardı etmememiz gerekir..
Erkekleri yeniden seçip bu kez daha dikkatli bir şekilde şişeye yerleştirdikten sonra aynı işlemi daha önce döllenmesi engellenmiş White dişilere uyguladık..
Bu da White bir dişi..
bunlardan da 3tane seçip diğerlerinin yanına koyduk ve ayılmaları için beklemeye koyulduk..
Bu arada bi kaç tanesini yine besiyerine kaptırdık.. Neyseki ayılmaya başlamışlardı da ölmeden kurtulmayı başardılar..
Ve ardından 'Hadi koçum Göster kendini..!' gibi sözlerle evladımız gibi benimsediğimiz şuncacık bikaç santimlik hayvanları motive etmeye giriştik.. İşe yaramış olucak ki yaklaşık yarım saat sonra -bir köşede yaptığımız ve sonucunu birtürlü göremediğimiz deneyde kullandığımız boyan kurumasını beklemek amacıyla verdiğimiz molanın ardından- geri döndüğümüzde bir çiftin neslini devam ettirme çalışmalarına başladığını farkettim..
Sineklerin boyutlarını gördüğüm gün böyle belgesel tadında bir olayla karşilaşamıycağımı düşünüp üzülmüştüm açıkçası.. Hatta bunu bi hocanın yanında sesli bir şekilde dile getirmiş ve
'bir dahakine kara sineklerle çalışırız' gibi hoş bi tepki almıştım:D
Kendimi tutamadım ve 'bunlar çiftleşiyoooo' die bağırmaya başladım.... Biraz da ilk defa bizim sineklerde görülmesinden sebeb duyduğum gururla herkesin görmesini sağladım önce:D Elden ele gezdi şişe bi anda onlarca göz... Sonra da çekip aldım ellerinden 'rahat bırakın' die:D Hocanın tepkisi ise muhteşemdi: 'Nerden anladın??' .. Gösterince şişeyi soramamış olmayı tercih etti heralde 'bırakın hayvanları napıyolarsa yapsınlar canım' diye bırakıverdi elinden...
Bi süre daha sürdü.. Ben, elimdeki makina daha sağlam olsaydı belgesel çekicektim neredeyse... baya uğraştım düzgün bir foto yakalayabilmek için ama ancak buğulu bir camın ardından özel hayata saygı duyarcasına bi iki poz alabildim.. Zaten ondan sonra bedensel ilişkilerini kesip normal hayatlarına geri döndüler... Bir daha ayırt edemedik bile hangisiydiler... DErs bittikten sonra da şişelerimizi masaya öylece bırakıp çiktik labdan.. Devamı haftaya artık..
Bilmiyorum çektiğim fotoğrafı yayınlamam ne kadar doğru olur.. Açıkçası bunları yazıyorum ama bi sapık gibi anlaşılmaktan da korkmuyor değilim.. Doğanın bi parçası sonuçta bu anlattıklarım... Utanmıyorum diye bunu anlatmaktan ahlaksız bir insan olarak görülmem umarım.. HEycanımı ve gördüklerimi paylaşmak istedim yanlışım varsa affola...
2 yorum:
inanılmaz, devamını bekliyorum...
İnan devamnı bende heyecanla bekliyorum=)
Yorum Gönder